Bu haberden kısa süre sonra gazete el değiştirdi.. Ak Parti ve Erdoğan’ın yol arkadaşı ‘Fetullah Gülen Cemaati’nin bir zengini gazeteyi satın aldı.. O günlerde Gülen hasretle Türkiye’ye beklendiğinden fetö-metö denmiyor, Gülen cemaati deniyordu..
Bu abi gazeteyi satın aldıktan birkaç gün sonra Ankara Büro’ya işten çıkarılacaklar listesi gönderildi.. Kapalı bir zarftaydı..
Ankara Temsilcisi Murat Çelik yakın arkadaşım.. Dedi ki;
-Ben bu işleri sevmiyorum.. Sen bak ve tebliğ et..
Ben de sevmiyordum ama patron oydu.. “Adaş bu adamlar önce beni gönderir” dediğimi hatırlıyorum..
Nitekim zarfı açtım.. Kağıtta tek isim yazıyordu;
-Murat İde 🙂
Yani 29 yıllık meslek hayatımda, işten çıkarıldığımı kendi kendime tebliğ ettiğim bile oldu..
Kendi kendime tebliğ edip, kendi kendime tebellüğ ettim..
Takip edenler bilir;
Geçen haftadan beri benim için “Kapının önüne kondu” ve “Yazarsam ağır gelir” diyen MHP Genel Sekreteri Hidayet Vahapoğlu‘nun, ısrarla, neyse o diyeceği yazmasını istiyorum.. Tık yok..
Bu yazı ve konusu vesilesiyle bir kez daha hatırlatayım;
Hidayet bey, ben böyle kovuluyorum.. Gurur duyuyorum demem bundan.. Ama siz şu sorulara cevap verebilir misiniz?