Aday olması kuvvetle ihtimal dahilinde olan Başbakan Erdoğan’ın aday olup cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda ise bu tarafsızlığı sağlayabileceği konusunda ciddi kaygılar bulunmakta. Önce başkanlık sisteminde daha sonra partili cumhurbaşkanı formülünde ısrar eden Başbakan’ın, bu istekleri gerçekleşmeyince politik tarzından ve yaptığı açıklamalardan da anlaşıldığı üzere fiili ve partili bir başkanlık sistemi uygulayacağı görülmekte. Başbakan’ın partiyi ve hükümeti kendi başkanlık profiline uygun hâle getireceği ve partiyle resmen ilişkisini kesse dahi, fiilen irtibatı devam ettireceği de açık.
Fiili başkanlık ile birlikte parti yönetimi ve hükümetle kurulacak fiili irtibat hâli ortaya cumhurbaşkanıyla ilgili bir tarafsızlık sorunu, hatta bir anayasa ihlali çıkarabilecektir. Başbakan’ın cumhurbaşkanı seçilmesi hâlinde ortaya çıkacak bu sorun dışında seçim öncesi koşulların eşitliği meselesi de önem göstermektedir. Seçim yarışının başında imkânlar ve tanınmışlık bakımından önde olan Başbakan’ın seçim gününe kadar görevini sürdürmesi, eşit şartlarda seçime katılma ilkesine aykırıdır. Ayrıca aynı kanunun adaylara yardımı düzenleyen 14. maddesi bu konuda önemli sınırlamalar getirmekte olup, Başbakan’ın bu yetersizlikleri fiili olarak aşacağı açık. Cumhurbaşkanını halka seçtirmekle demokrasi gelmiyor.