Yılmaz Özdil: İnce'nin, kendisine rakip makip olamayacağını gayet iyi biliyordu

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Asrın liderimizin stratejisi gayet basitti… Chp’yle yarışıyorum havası yarattı. Seçimin Akp’yle Chp arasında geçtiğine inandırdı. “Ya o, ya ben” noktasına taşıdı. Kendisinin karşısına bilerek ve isteyerek “şeytanlaştırdığı Chp”yi koydu, öbürlerini gözden uzak tuttu, unutturdu. Bu stratejiyle, Akp’den uzaklaşan merkez sağ ve milliyetçi seçmenin yeniden kendisine dönmesini sağladı. “Aman Chp kazanmasın” diye düşünenler, telaşla geri döndü. İyi Parti’ye Saadet’e giden oylar, kendisine geri aktı.

Akp’den kararlı şekilde ayrılan ve “ne olursa olsun artık Akp’ye oy vermeyeceğim” diyenler de, Mhp’de toplandı.

Bu hesap yapılmıştı. Hesap cuk oturdu.

Ayrıca… Sekiz defa seçim kaybeden guguk kuşuyla, iki defa guguk kuşunu bile yenemeyen Muharrem İnce’nin, kendisine rakip makip olamayacağını gayet iyi biliyordu.

On defa mağluplardan bir galip çıkmayacağını bilmek için, siyasi deha olmaya gerek yoktu.

Sizin güvendiğiniz televizyon ve sizin güvendiğiniz gazete, asrın liderimiz tarafından kurgulanan bu zokayı yuttu. Seçim kampanyasının ilk günlerinde öne çıkarılan İyi Parti ve Saadet gündemden düşürüldü, “Chp kazanıyor” hayali pompalandı.

Yılmaz Özdil’in yazısı