Ömrünün 3’te biri, meslek hayatının yüzde 55’inde, yönetim anlayışı ve siyasi manevralarıyla mücadele ettiğim Tayyip Erdoğan’a hakkını teslim etmek var..
Bunu ben söylüyorum..
Bir taşla 5 kuş vurabilen bir siyasi manevra bu.. Daha önce ima ettiğim için sayısız hakarete uğradığım bir gerçek var; Erdoğan, haklı ya da haksız nedenlerle, ‘CHP ve adayına asla oy vermem’ diyen ve Ak Parti iktidarından da huzursuz olan milliyetçi-muhafazakar seçmeni hedef aldı.. Ak Parti’de kalmaları şart değildi.. Bizzat kendi elindeki medya ile “İnce alabilir” havası yaratarak, o seçmeni, “CHP mi, Cumhur ittifakı mı?” ikilemine sokmayı başardı.. Oysa gerçek soru “Millet İttifakı mı, Cumhur İttifakı mı?”ydı.. Bildiğin, soruyu değiştirdi..
Ve sonuç itibarıyla o seçmeni, ‘Yeni statükonun’, yani iktidar ortağı olan milliyetçi-muhafazakar iddiadaki iki partiden MHP’de topladı.. Sabit seçmeninin önemli bir bölümünü kaybetmişken, MHP’nin aldığı oy bu yüzden şaşırttı herkesi.. Oysa şaşıracak bir şey yok.. O seçmenin, Millet İttifakı içinde yer alan milliyetçi-muhafazakar siyaseti de “CHP” gibi görmesini sağladı.. Ve bu değirmene en fazla suyu da onlara ‘Öcü’ gibi gösterilen CHP ve adayı İnce taşıdı..