Diyelim ki Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanı’na muhalif partiler çoğunlukta ve önlerine Cumhurbaşkanı’nın bütçesi geldi. Bütçede Cumhurbaşkanı’nın harcamaları için olan kalemleri sıfıra indirdiler ve bu haliyle bütçeyi genel kurula gönderip onayladılar.
Bu durumda Cumhurbaşkanı ne yapabilir? Muhtemelen kendi cebinden makam arabasına benzin koyarak (çünkü harcayabileceği bir bütçesi yoktur artık) Meclis’e gidip, muhalefetle uzlaşma aramaktan başka hiçbirşey.
Bunun bilerek konmuş bir kontrol ve denge mekanizması olmadığı açık. Cumhurbaşkanı ve Meclis aynı partiden olacak alternatifi dışındaki alternatif senaryolar fazla düşünülmeden yazılmış olma ihtimali yüksek. Çünkü modelin tamamında Meclis’in sistemi böylesine tümüyle tıkayan başka bir kontrol ve denge gücü yok. Ayrıca bir çıkış imkanı olmadığı için de buna kontrol ve denge demek mümkün değil. Çünkü böyle bir seçenek, kontrolsüzlük, dengesizlik ve istikrarsızlıktan başka bir sonuç üretmez.
Ne derler, acele işe şeytan karışır ya da her ağacın kurdu özünden olur.
Cumhurbaşkanı ile Meclis’in farklı partilerden ya da ittifaklardan olduğu model şu an anketlere göre en güçlü ikinci alternatif. Ve seçime 22 gün kaldı…