Birleşik Arap Emirlikleri merkezli İngilizce yayın yapan The National’ın sorularını yanıtlayan HDP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, Batı medyasında ‘Kürt Obama’ olarak adlandırılması sorusuna şakayla karışık “Kürt Trump diye adlandırılmaktan iyidir” yanıtı verdi.

Bianet’in aktardığına göre Demirtaş, The National‘ın sorularına tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nden yazılı olarak cevap verdi.
Dün yayınlanan ‘Erdoğan’ın rakibi, yüksek güvenlikli cezaevi hücresinden seçimin meşruluğunu sorguluyor’ başlıklı röportajda Demirtaş, cezaevinde olmasının seçimleri sorgulanabilir bir hale getirdiğini söyledi.
Seçim kampanyasına ilişkin bilgi veren Demirtaş, şu yanıtı verdi: “En basitinden miting yapamıyorum, seçmenlerimin karşısına çıkamıyorum, sesimi dahi duyuramıyorum. Yani özetle rakiplerim gibi bir seçim kampanyası yürütemiyorum. Avukatlarım aracılığıyla gönderdiğim mesaj ve mektuplar dışında herhangi bir imkanım yok. Benimkisi bir seçim kampanyası yürütmek değil. Dışarıda yürüyen kampanyayı motive etmeye çalışıyorum sadece.”
Demirtaş, Batı medyasında ‘Kürt Obama’ olarak adlandırılmasınaysa şakayla karışık şu karşılığı verdi: “Kürt Trump’ diye adlandırılmaktan iyidir.”
HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Demirtaş sözlerine şöyle devam etti: “İktidarın devletin her kaynağını, resmi-özel tüm medya organlarını istediği gibi kullandığı bir yerde sesini duyurmak, seçim kampanyasını görünür kılmaktır en temel engel. Bu koşullara rağmen HDP yine de kilit aktör olmaya devam ediyor.”
Seçimlerden sonra yürürlüğe girecek cumhurbaşkanlığı yetkilerine karşı olan Demirtaş, seçilmesi durumunda bu yetkileri dağıtacağını da söyledi: “Bildirgemde de ifade ettiğim gibi, çok fazla yetkiyle oturacağım o koltuktan görev süremin sonunda sadece ceketimi alarak ayrılacağım.”