Bu tutumun günümüzde her inançtan gençler arasında rağbet bulması şaşırtıcı değil. Birçok dindar deizme eğilim duymasını tehdit olarak algıladığı ölçüde, doğru dindar davranışının gençleri yeniden ‘asıl’ inançlarına döndüreceğini umabilir. Gerçekten de din adına sergilenen seviyesizleşme ve sığlaşma örnekleri gençlerin dinden bezmesinde etkili olmuştur. Ayrıca siyasilerin her fırsatta dine gönderme yapması, dindar gençlik yetiştirme hevesleri, bu uğurda açılan kalitesiz okullaşma gibi olgular da muhtemelen gençler tarafından makbul bulunmamaktadır.
Ama deizmi anlamlı kılan belirleyici unsurun daha temelde aranması gerekiyor. Din üzerindeki baskılar nasıl yüzeydeki sahte ‘laikleşmeye’ karşın dini değerli kıldıysa, bu baskıların kalkması ve dinsel hayatın özgürleşmesi de özgür zihinlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Dünyanın her yerinde özgürlükler arttığında inanç ve ideoloji alanı da tekçilikten kurtulur, çeşitlenir, çoğulculaşır ve inanç meselesi zihinsel süzgeçlerin içinden geçerek hayata yansımaya başlar.