Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Danimarka’da yayın lisansı iptal edilen ROJ TV’nin dava başvurusunu ‘PKK’nın propagandasını yaptığı’ ve ‘şiddete teşvik edip terör faaliyetlerini desteklediği’, bu sebeple Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 17’nci maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle reddetti.

17’inci madde ‘hakların kötüye kullanımının yasaklanması’nı düzenliyor. ROJ TV ise AİHS’nin ifade özgürlüğü hakkını düzenleyen 10’uncu maddesi kapsamında AİHM’ye başvurmuştu. Ancak mahkeme ROJ TV’nin AİHS’nin ifade özgürlüğü maddesinden yararlanamayacağına hükmetti.
‘PKK tarafından finanse edildi’
DW Türkçe’den Kayhan Karaca’nın haberine göre, Danimarka mahkemelerinin gerekçelerini yeterli bulup temel alan AİHM, başvuruyu esastan görmeden kabul edilebilirlik aşamasında geri çevirdi.
AİHM kararında, ‘ROJ TV yayınlarında mücadele ve eylemlere katılma çağrıları yapılması ve örgüt ve gerillaya katılımın teşvik edilmesinin PKK propagandası yapmak anlamına geldiği’ ve bunun ‘basit bir sempati deklarasyonu olarak kabul edilemeyeceği’ vurgulandı.
Mahkemenin gerekçeli kararında ROJ TV’nin ‘2006-2010 yılları arasında önemli ölçüde PKK tarafından finanse edildiğine’ de yer verdi.
Ne olmuştu?
ROJ TV 2003 yılında Danimarka’da TV yayın lisansı elde etmiş ve 2004’ten itibaren uydu üzerinden yayın yapmaya başlamıştı. Türk hükümeti, ‘terör propagandası’ yaptığı gerekçesiyle 2006 ve 2007 yıllarında Danimarka mahkemeleri önünde hukuksal süreç başlatmış, bu süreç Eylül 2013’te Danimarka Temyiz Mahkemesi, ardından da Şubat 2014’te Danimarka Yargıtayı’nın ROJ TV’nin yayın lisansını iptaliyle sonuçlanmıştı.
Danimarka mahkemelerinin gerekçeli kararlarında, ROJ TV’nin ‘açık biçimde PKK propagandası yaptığı, 2006-2010 yılları arasında PKK tarafından finanse edildiği, PKK’nın AB terör örgütleri listesinde olduğu ve hedeflerine ulaşmak için Türk hükümetine karşı yürüttüğü silahlı mücadelenin Danimarka Ceza Kanunu açısından terörizm oluşturduğu’ not edilmişti.
ROJ TV Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi temelinde ‘ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini’ öne sürerek 2014 yılında AİHM önünde Danimarka’ya karşı dava başvurusunda bulunmuştu.