Gençlerle bir araya gelen Erdoğan: Üniversite yıllarım hep siyasette geçti

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, siyasette olmasaydı, hangi mesleği yapmak isteyeceğine ilişkin soru üzerine, “Ağırlıklı olarak çalıştığım üniversite yıllarım dahi hep siyasette gitti” dedi.

Fotoğraf: Reuters (Arşiv)

Cumhurbaşkanı, İstanbul Gençlik Festivali’nde gençlerin sorularını yanıtladı.

‘Zor olan seçilmek değil, seçmek’

Erdoğan, bir üniversitesi öğrencisinin seçilme yaşının 18’e indirildiğini hatırlatarak, idealist bir gençken kendisinin en çok kimlerden ve hangi olaylardan etkilendiğinin sorulması üzerine şunları söyledi: “Öncelikle ben tabii sizler gibi bu kadar genç yaşta siyasete girme şansını tahsilli olarak bulamadım. Çünkü bizim zamanımızda biliyorsunuz 30 yaş sınırı vardı. Fakat biz dedik ki ‘Niye 30 yaş? Bunu indirmemiz lazım.’ Fakat verdiğimiz mücadelelerden o zaman netice alamadık. Ne zaman ki iktidar olduk, dedik ki ‘Biz bu yaşı indirelim.’ Ve hedefe kilitlendik, önce bunu ancak 25’e indirebildik. Sonra bir şey de dikkatimizi çekiyordu, seçme yaşı 18, seçilme yaşı 25. Niye seçme 18 de seçilme 25? Halbuki zor olan seçilmek değil, zor olan seçmektir” dedi.

‘Sabaha kadar afiş asardık’

Erdoğan, gençlik yıllarındaki siyasi etkinliklerinden de bahsetti: “Biz parti çatısı altında gerçekleştirdik. Bu işin propagandaları öyle televizyonlarda bilboardlarda yürütülmüyordu. Bizim yaptığımız propagandalar çok daha farklıydı. Biz geceleri sabahlara kadar afiş asardık. Annem evin balkonunda beklerdi, ben afiş asmaktan gelirdim. Duvarlara yazılar yazardık. 1 metreden aşağı yazılarımın boyu olmazdı. Bilirlerdi ki bu yazı ‘Reis’in. Muhalifler silerdi biz tekrar yazardık.”

2024 adaylığı

Cumurbaşkanı, Türkiye’nin 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası adaylığına ilişkin soruya şu yanıtı verdi: “Konuyla ilgili Futbol Federasyonu Başkanımız bütün çalışmaları getirdi. Bizim şu anda altyapımız bu işe müsait, altyapıdan yana bir sıkıntımız yok, her şey hazır. Statsa stat, her şey var, otellerimiz, her şeyimiz var. Bu diğerlerinde yok. Eğer reklamsa, ‘Buyur reklam da yapalım’ dedim. Sonra beraber Federasyon Başkanı ile resimlerimizi çektirdik. Yeni formamızın önlü arkalı da resmini çektirdik. Onlar da şimdi sunumlarını yapacaklar. Böylece temenni ederiz ki, Federasyon uluslararası bir yanlışa uğramadan orada bir karar çıkar ve sonucu da hayırlı olur.”

“Siyaset dışında en çok ne yapmaktan keyif alırsınız” yolundaki soru üzerine ise Erdoğan, “Şöyle biraz evime zaman ayırabilirsem ne mutlu bana. Hele hele torunlar… Allah size de torun sahibi olmayı nasip etsin, evlat sahibi olmayı nasip etsin ama en az 3. Bunların tadı başka” dedi.

Üniversitelerin bölünmesi

Üniversitelerin bölünmesiyle ilgili soru üzerine cumhurbaşkanı, bunun ciddi manada kendisini rahatsız eden konu olduğunu söyledi.

Aslında mevcut isimlerin kaldırılmadığını ifade eden Erdoğan, İstanbul Üniversitesi’nin (İÜ) öğrenci kapasitesinin 105 bine tırmandığını, açık öğretim kısmının ise 300 binin üzerinde olduğunu anımsattı. Erdoğan, 105 bine varan kapasitenin kaliteyi düşürdüğünü dile getirerek, bu nedenle YÖK’le görüşerek bir çalışma yapmalarını istediklerini, bu konuda çalışan YÖK’ün de “Biz burayı ikiye bölelim ve fakültelerdeki sayıları da öğrenci kapasitesi esas alınmak üzere bir bölünmeye gidelim” dediğini aktardı.

YÖK’ün kendilerine önce ‘Çapa Tıp’ın esas alınmasını, diğer tarafta da Cerrahpaşa Tıp’ın esas alınması teklifini söylediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Sonra buna bir tepki aldık. ‘Çapa Tıp’ta İbni Sina ismi söylensin’ denildi. Peki ne olsun? Dekanlarla YÖK Başkanımız toplantı yaptı. Sonra da şu oluştu, İstanbul Tıp bir olsun, öbür tarafta da İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa bir olsun. Ama öğrenci kapasitesi ne olsun? O ikisinde de 52, 50 bin civarında olsun. 50 binin altına düşürmeyeceğiz. Mesela, önce ilk çıkanda iktisat işletme Çapa tarafındaydı, o da Cerrahpaşa tarafında alınmak suretiyle her ikisinde de öğrenci kapasitesi 50 ila 52 bin civarına geldi. Öğrenci kapasitesi itibarıyla pek fark kalmadı. Böyle bir noktaya geldiler. YÖK bu noktada adımını atmış vaziyette ama her ikisinde de İstanbul Üniversitesi adı var ve bunun yanında her ikisinde de o konuda da bir çalışma şu anda yapılıyor, İstanbul Üniversitesi’nin logosunu kullanma durumları da söz konusu. Sadece bir ilave olarak belki Cerrahpaşa orada ilave olarak kullanılacaktır.”

‘Üniversite yıllarım hep siyasette geçti’

Erdoğan, siyasette olmasaydı, hangi mesleği yapmak isteyeceğine ilişkin soru üzerine de şunları söyledi: “Biz yolu belirledik. Artık yolun da neredeyse sonuna doğru geliyoruz. Hayatım içerisinde yaş 18, siyasetin içindeyim. 18’den bu yana geldi ki, siyasette yürüdük. Eğer siyasetle hiç uğraşmamış olsaydık ne olurduk durumuna gelince, bu konuyla ilgili olarak da doğrusu o yanını işin hiç düşünmedik dersem doğrudur. Çünkü ağırlıklı olarak çalıştığım üniversite yıllarım dahi hep siyasette gitti.”

Erdoğan ‘AK gençliği’ Başakşehir tribününe çağırdı: Şampiyonluğa oynuyorsunuz

Erdoğan toplu ayet okuyan AKP’li gençleri uyardı: Camide miyiz, siyasi toplantıda mı?