Muhalif güçler önümüzdeki iki ayın her gününü seçime son gün gibi hazırlanarak geçirmek zorunda. CHP, İyi Parti ya da HDP’nin en az ikisinin boykot demediği bir yerde Saray rejimine karşı sandığa gitmek, oylara sahip çıkmak yurttaşlık sorumluluğudur. “Kaybetseler de gitmezler” diyenlere prim vermemek, “Çalacaklar uğraşmayın” diyenlere “Çaldırmayacağız” demek gerekir. Oylarımızın gasp edilmesine, irademize ambargo konmasına müsaade etmemek demek yalnızca 24 Haziran’ı değil 25 Haziran’ı da örgütlemek demektir. Gezi’den 7 Haziran’a, Hayır kampanyasından Adalet Yürüyüşü’ne toplumsal muhalefetin son beş yıldaki birikimi tarihsel deneyimle birleştirildiğinde iktidarın her hilesi, her dayatması tersine çevrilebilir. Yeter ki omuz omuza mücadele edelim.