İhsanoğlu, AKP adayını yenmek için mutlak surette gerekli olan şeyi yapabilmeli: Muhafazakâr seçmenleri gerçek bir alternatifin bulunduğuna ikna etmek. CHP lideri Kılıçdaroğlu, İhsanoğlu’nun saygınlığını ve dürüstlüğünü överken, çok sayıda yorumcu da eski İİT liderini, mütevazı ve düzgün bir şahsiyete sahip tecrübeli bir diplomat ve saygın bir entelektüel olarak niteledi. Başka bir deyişle: Ülkeyi bölmek yerine birleştirebilecek biri.
Ancak sorulması gereken soru, bu adımın İhsanoğlu’nun seçilmesi için yeterli olup olmayacağı. Dürüst olmak gerekirse, şüphelerim var. İhsanoğlu’nun neyi savunduğu konusunda hiçbir fikrim yok. İhsanoğlu, Türkiye için projelerini açıklayana kadar, çoğu kişi hüsnüzan edecektir, ama bu AKP’nin adayı olacağını varsayarsak, sözünü sakınmayan Erdoğan’ı yenmesi için kafi gelmeyecek.
Potansiyel AKP karşıtı seçmenlerin tümünü tatmin etmenin ne denli zor olacağını kimse küçümsememeli. Koyu Kemalistler mütedeyyin bir Müslüman’ı Çankaya’daki başkanları olarak kabul edecekler mi ya da İhsanoğlu’na oy vermeyi kendileri için fazla geri bir adım olarak düşünüp 10 Ağustos’ta evlerinde mi oturacaklar? BDP’nin ilk turda kendi adayını çıkaracağı tahminiyle, İhsanoğlu, muhafazakâr olmayan Kürtleri ikinci turda kendisini desteklemeye ikna etmek için ne söyleyecek? Çok sayıda MHP seçmenini kızdırmadan Kürt sorununu çözüme yaklaştıracak somut bir planı var mı? İyi haber ise cumhurbaşkanlığı için ciddi bir yarışın yaşanacak olması. Şu an için sonucu tahmin etmek hiç mümkün görünmüyor.