Tillerson’ın gidişini en fazla sevinçle karşılayan tarafın İsrâil; en fazla kara kara düşünen tarafın ise İran olduğunu kestirebiliriz. Önümüzdeki günler; çok şiddetli bir anti-İran kampanyanın başlatılacağını ve İran’a karşı en sert müdahaleleri savunanların seslerinin her zaman olduğundan daha gür çıkacağını bekleyebiliriz.
Rusya açısından da sıkıntılı durumların doğabileceğini düşünüyorum. Başından beri Trump ile birlikte siyâset yapmayı savunan Rusya, başta da Lavrov , Pompeo ile, öngördüğü mâkûliyet çizgisinde işbirliği yapabilecek mi? Doğrusu çok merak ediyorum.
Gelelim Pompeo’nun Türkiye’ye bakışına. Tuhaf bir şekilde Türkiye ve İran’ı özdeş görüyor. Türkiye’deki yönetimi ve liderini diktatörlükle, üstelik İslâmî dikatörlükle suçlayan ifâdeleri var. Trump bugüne kadar Türkiye aleyhinde en küçük bir ifâde kullanmadı. Hattâ, içi boş ve sahada karşılığı olmasa da müspet ve işbirliği içeren konuşmaları oldu. Bakalım, bundan sonra Dış İşleri Bakanı’ndan neler duyacağız.