Sabah gazetesi yazarı Salih Tuna, İslamcı kesim içinden bir grubu kastederek, kendisine ve Sabah gazetesine iftira atan bir grup olduğunu belirterek, “Burnum dahi kanasa, bizi tehditle şantajla susturmak isteyen bu ekipten bileceğimi buradan ilan ediyorum” dedi.

Salih Tuna’nın sözünü ettiği ekiple tartışması, aslında AKP yanlısı ‘şahin yazar’ Cem Küçük’ün 16 Nisan referandumu sonrası ‘Radikal İslamcılarla ve Mavi Marmara’daki manyak tiplerle’ yolların ayrılması yönündeki sözleri sarfettiği günlere rastlıyor. Aynı dönemde İHH (Mavi Marmara gemisini kaldıran vakıf) mitinginde Salih Tuna ve Sabah yazarı Hilal Kaplan hakkında “Müslümanlara hesap verecekler” yazılı pankart açılması da tartışmanın başka bir boyutunu oluşturuyor.
‘DEAŞ tipi tekfircilik’
Tuna bugünkü yazısında, isim vermeden “Mütemadiyen iftira atan bir ‘ekip’ var; bana ve Sabah gazetesinin diğer yazarlarına… Bir ara Hilal Kaplan ve fakir için ‘Müslümanlara hesap verecekler’ yazılı bir pankart bile açtırdılar. Sizin anlayacağınız, çoluk çocuğa DEAŞ tipi tekfircilik yaptırdılar” diye yazdı.
‘Bu defteri kapattık’ demişler ama..
Yazısında o günlerde İslami kesimden aracı olan bazı kişilerin (yazıda adlarını sıralıyor) söz konusu ekipten R.K. (adını rumuz yazmış) ile ilgili temas kurduğunu anlatan Salih Tuna, kendilerine “Bu defteri kapattık” dendiğini aktardıktan sonra şöyle devam etti:
“Kapatmadılar!… Geçen gün bu köşecikte, ’28 Şubat’ı (‘bizim çocuklarımız’ dediği taşeronlarına) ABD yaptırdı’ dedim diye yine başladılar. Oysa dile getirdiğim yeni bir şey değildi. Merhum Erbakan’ın yıllar yılı söylediklerinin hülasasından ibaretti.
Efendim, özellikle sol ve Kemalist kesim darbeleri Amerika planlıyor dermiş de, Salih Tuna da böyle dediğine göre, ondaki ‘Kemalist aşkı’ neymiş…
Maksat iftira atmak olunca seviye buralara kadar düşüyor demek ki.
Yazık…
Şahıs olsa meczup, der geçersiniz.
Bakın muhteremler!…
İster dinli ister dinsiz, ister Hıristiyan ister Müslüman, ister sağcı ister solcu olsun ABD emperyalizmini protesto eden ve Kudüs davasına sahip çıkan herkesi alkışlarım.
Daha evvel de, Kudüs için TÜGVA ile ortak imzalı bildiri yayımlayan TGB’yi alkışladım.
Fakire nasıl iftira atacaklarına da bir türlü karar veremediler. İrancı, penguenci, fetöcü, şimdi de Kemalist vs…
Ayıptır, ayıp… Kendinizi neden bu kadar düşürüyorsunuz?
17- 25 Aralık 2013’ten epey önce FETÖ konusunda dertleştiğimiz, birlikte nelerin yapılacağı üzerine kafa yorduğumuz sevgili dostum Av. Mustafa Doğan (aklımda kaldığı kadarıyla, bunların bir kuruluşunun mütevelli heyetindeydi) ‘İlla bir şey diyecekseniz bari Büyük Doğucu deyin, böyle yakışıksız şeyler söylemeyin’ yollu bunları uyardığını söylemişti.
Maksatları hakikat değil ki. Dertleri ne, neden fakiri hedef gösteriyorlar anlamadım.
Burnum dahi kanasa, bizi tehditle şantajla susturmak isteyen bu ekipten bileceğimi buradan ilan ediyorum.”
Kavganın kökeni
Salih Tuna yazısında isim vermezken Cem Küçük’ün “Mavi Marmara’daki manyaklar” dediği günlerin arşivlerine döndüğümüzde manidar bilgiler ortaya çıkıyor.
AKP yanlısı yazar Nagehan Alçı kavganın kamuoyuna yansıdığı günlerde durumu şöyle anlatmıştı (6 Mayıs 2017/Milliyet): “Bu savaşın birçok cephesi mevcut. Öncelikle Star gazetesinde Ahmet Taşgetiren-Ahmet Kekeç, Yeni Şafak gazetesinde ise Salih Tuna-Aydın Ünal kavgası çok uzun süredir devam ediyor. Burada ismi geçen dört yazar da kendilerini İslamcı olarak tanımlıyorlar. Fakat kavga sırasında bir taraf öbürünü İslamcı olmamakla itham ediyor hatta çok ağır sözler sarf ediyor. Bu saflaşmada Kemal Öztürk ve İsmail Kılıçarslan gibi İslamcılar, Ünal-Taşgetiren kanadını Turgay Güler ve Cem Küçük gibi İslamcılar Kekeç-Tuna tarafını destekliyor. Bu dört isim de söylediğim gibi kendini İslamcı olarak tanımlıyor ama yine birbirilerini İslamcı olmamakla itham ediyorlar.”
Tartışmanın bir başka hattını da Pelikancıların (Davutoğlu’nun başbakanlıktan istifasını hazırlayan bildiriyi yayınlayan grup) oluşturduğunu belirten Nagehan Alçı, “İki İslamcı yazara ve özellikle Kaplan’a en sert hücumları yapan yazar ise yine bir İslamcı olan Kenan Alpay. Öyle ki Alpay Hilal TV’de İslamcılara karşı örgütlenmiş bir Pelikan terör şebekesinden bahsediyor” diye yazmıştı.
Salih Tuna sır vermedi ama istifa etti
Nagehan Alçı’nın yazısına özellikle Cem Küçük’ün ‘İslamcı‘ olarak tanımlanmasına itiraz ederek tepki gösteren Salih Tuna, Twitter’da şöyle yazmıştı: “Profesyoneller ne yaparlarsa yapsınlar, çatallı dillerini nereye uzatırsa uzatsınlar, Müslümanları birbirine düşüremeyecekler. Operasyonun farkındayız! Kime karşı olduğumuzu söylüyorsanız, şu andan itibaren o bizim kardeşimizdir. Nokta.”
Salih Tuna, mesajlarında kavgayı açık etmese de 26 Mayıs’ta Yeni Şafak’tan ayrılıp Sabah gazetesine geçmişti.