Şimdilik sadece Türkiye değil, Batı’daki iktidarlar da Esad’la doğrudan ilişki kurmak niyetinde değiller. Avrupa’da ırkçı partiler dışında bunu savunan kimse de yok. Savunana da pek iyi gözle bakılmıyor.
Türkiye’de üzerinde iktidar yükü yokken, idealleri savunma lüksü varken, özellikle de Türkiye’de demokrasi mücadelesi verdiğini iddia ederken, muhalefetin ve muhaliflerin bu ‘hemen Esad’la görüşülsün’ heyecanını anlamak bu yüzden çok zor.
Türkiye’nin Suriye politikasını eleştirmek en tabii hakları. Ama eli ‘Esad’la görüşülsün’den açmak, iktidarın Suriye politikasını eleştirmekten daha başka bir dünya ve siyaset tasavvuruna işaret ediyor.
En başından itibaren laik-dindar tartışması, sünni-alevi meselesi üzerinden anlaşılıp pozisyon alınan Suriye, Türkiye için sadece bir dış politika meselesi değil, iç politika meselesi de.