ABD’nin demokrasi, insan hakları ve siyasi özgürlükler alanında çalışan saygın iki sivil kurumunun geçen hafta yayınladıkları 2013 yılına ilişkin küresel değerlendirme raporlarında karşımıza bu alanda yerinde sayan, hatta geriye giden bir Türkiye tablosu ortaya çıkıyor. Bu kuruluşlar, Human Rights Watch (HRW-İnsan Hakları İzleme Örgütü) ve Freedom House (Özgürlük Evi). Her ikisinin yıllık raporları, uluslararası toplumun, ülkelerin demokratik sicilleri hakkındaki kanaatinin şekillenmesinde önemli birer referans oluşturuyor.
HRW, kayda değer şu gözlemde bulunuyor: “İlan ettiği son demokratikleşme paketi, hükümetin devraldığı antidemokratik mirasın düzeltilmesine -kendi döneminde yaygınlaşan kötü uygulamaların üzerine gitmekten- daha fazla odaklandığını gösteriyor.” Rapordaki en sert eleştirilerden biri, basın özgürlüğünün durumunu konu alıyor. Gezi Parkı direnişini haberleştirmekte pek çok medya kuruluşunun ‘isteksiz’ bir tutum sergilediği belirtilen raporda şöyle deniliyor: “Yıl boyunca, farklı medya mecralarında hükümeti eleştiren saygın ana akım gazeteciler ve yorumcular da dahil olmak üzere çok sayıda medya çalışanı işinden kovulmuştur.”
Freedom House’un raporunun önemi, Batı’daki bu tür kurumların demokrasilerin kalitesini değerlendirirken, artık yalnızca şekle bakmakla yetinmeyip, çoğulculuğun gerçek anlamda işleyip işlemediğini ölçen yeni yazılımlar üzerinden nitelik analizi yapmakta oluşlarıdır. Birilerinin dikkate almasında yarar var.