Erbil iyice ıslah olsun diye beklemek, IKBY’nin Türkiye’den iyice uzaklaşması ve hatta Türkiye aleyhtarı bir pozisyon alması sonucunu doğurabilir.
Erbil nasıl Ankara’yla bir an evvel yeniden yakınlaşma ihtiyacını hissediyorsa, Ankara’nın da Erbil’le bir an evvel yeniden yakınlaşma ihtiyacını hissetmesi gerekirdi.
Bağımsızlık referandumu sürecinde IKBY’ye gösterilen tepkilerdeki bazı aşırılıklar, sadece Iraklı Kürtler arasında değil Türkiyeli Kürtler arasında da kalp kırıklıklarına yol açtı; hiç değilse bunların telafisi için…
Bunların telafisi, Zeytin Dalı Harekâtı’nın üzerindeki psikolojik bir yükü de kaldıracaktır.
Söz konusu aşırılıklar, ‘Kürtlerin kazanımlarına hiçbir yerde tahammül edemeyen Türkiye’ tezviratında tepe tepe kullanılıyor, Türkiye dostu Barzani’nin bile Türkiye tarafından aşağılandığı vurgulanarak ‘Mesele PKK veya PYD değil, Kürt kimliği’ propagandasına alet ediliyor.
Ankara, IKBY’nin bağımsızlığına karşı çıkarken daha mutedil bir üslup kullanmalı, bağımsızlık konusu gündemden kalktıktan sonra ise IKBY ile iyi münasebetlerine kaldığı yerden devam etmeliydi; bunları yapmadı, olan oldu, bari şimdi Erbil’le buzları eritsin.