Mümtaz'er Türköne: Çatı hesabı, siyasi hesaba uymuyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

“Çatı hesabı”, siyasî hesaba uymuyor. 1 Haziran’da tekrarlanan yerel seçimlerde, temel siyasî dinamikleri temsil eden il Yalova idi. Bu seçimleri normal şartlarda ikinci tur seçim olarak yorumlamak doğru olur. Seçmen doğal olarak, boşa oy vermemek için iptal edilen seçim sonuçlarına bakarak iki parti arasında kutuplaştı. Yalova’da her iki partinin de oylarını birbirine yakın oranlarda artırması, iktidara karşı bir muhalefet bloku oluşamayacağını gösteriyor. MHP seçmeni, CHP ile AK Parti arasında ikinci tercihe zorlandığı zaman tam ortadan ikiye bölünüyor. Bu yüzden Erdoğan karşısında % 55’lik blok oluşturma planı işleyecek gibi görünmüyor. İkinci tura kalma ihtimali yüksek görünen CHP’nin HDP seçmenine sıcak gelecek adayına MHP’lilerin yarısı, CHP’nin MHP’li seçmene yakın duran adayına ise HDP’lilerin tamamı Erdoğan’a oy vererek tepki gösterecek. Safkan CHP’li bir adayın ise peşinen kazanma şansı olmayacak.

Çatı adayının çok daha derin bir çelişkisi var. Cumhurbaşkanı’nın kim olacağı sorusunun siyasetteki karşılığı o kadar belirgin değil. Kişilerin halk nezdinde bir sembol olarak tekabül ettiği somut gerçeklikler var. Erdoğan olursa, iktidar denkleminin nasıl çözüleceği, ve yakın geleceğin nasıl şekilleneceği aşağı yukarı belli. Peki ya çatı adayı kazanırsa? Bu ihtimale dayanarak bir gelecek öngörmek ve hesap yapmak mümkün mü? “Çatı adayı” formülü, özünde “Erdoğan’a kaybettirmek”le sınırlı bir strateji. Siyasetin, dolayısıyla ülkenin istikrarı için bir çözümü var mı?

İstikrarı koruma gücüne sahip bir isim dışında, temelsiz çatı formülü iş görmez. Bunun formülü ise partilerin bir çatı adayında anlaşması değil, cesaretle ortaya çıkan bir adayın çağrısı üzerine bir mutabakatın oluşmasıdır.

Mümtaz’er Türköne’nin yazısı