Hasan Cemal: Bu dünya Tayyip Erdoğan'lara kalmayacak, bırakılmayacak!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Ajan… Görevli… Tayyip Erdoğan’ın Amerikalı meslektaşıma dönük bu tarifleri beni yıllar öncesine, soğuk savaş dönemine götürdü.
Neredeyse Ankara’ya her gelen Amerikalı gazeteciye CIA ajanı gözüyle bakılırdı. Kendisine casus muamelesi yapılırdı. ‘Devlet’e ve ‘resmi görüşleri’ne mesafeli davranan Türk gazetecisi hele biraz da inatçıysa damgayı yerdi: KGB ajanı!

Demokrasi kültüründen yoksun bu ‘soğuk savaş’ zihniyetinin dilinde yalnız CIA ve KGB ajanları değil, komünistler de, mürteciler de, Kürtçüler de vardı. Onlar da ‘kara propaganda’dan paylarını alırlardı. Alınlara vurulan damgalarla yazar çizerlerin hayatı yıllar yılı karartıldı bu memlekette… Şimdi bu karanlık dönem ne yazık ki hortlatılmış durumda. Bu kez Tayyip Erdoğan tarafından. Evet öyle. Erdoğan ve yandaşları, değişik araçlar kullanarak özgürlük ortamlarını boğdukça boğuyorlar.

Tek sesli bir düzen istiyorlar. Farklılıkları sindiriyorlar. Ajanlık, casusluk, dış güçlerin aleti gibi suçlamalar belirli odaklar tarafından sistemli bir biçimde yayılıyor. Çok çirkin kara propaganda örnekleri sergileniyor. Son derece rezil itibarsızlaştırma kampanyaları yürütülüyor, bir merkezden düğmelere basılarak…. Bu kampanyalarda yandaş medya ve müşavir yazarlar fevkalade karanlık roller üstleniyor.

Amerikalı meslektaşım Ivan Watson canını sıkmasın. Türkiye böyle bir dönemden geçiyor. Hukukun çiğnendiği, özgürlüklerin cendere altına alındığı bir dönem bu… Ama mücadele devam edecek. Demokrasiyi demokrasi yapan medya özgürlüğü için bayrak elden bırakılmayacak. Kısacası: Bu dünya Tayyip Erdoğan’lara kalmayacak, bırakılmayacak!

Hasan Cemal’in yazısı