Süleyman Yaşar: Merkez Bankası yıkılıp yeniden kurulmalı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Merkez’in bağımsız olması için tarihî birikiminin ve donanımının yeterli olması gerekiyordu. Maalesef böyle bir kurumsal kültür yıllardır Hazine’nin bir şubesi gibi çalışan bankada oluşmadığından bu defa tutarsız açıklamalar yapmaya başladı. “Nedir bu tutarsızlık?” derseniz hemen bir örnek verelim; son Bakanlar Kurulu’na yaptığı sunumda Merkez “eğer politika faizini beş buçuk puan yükseltmeseydik döviz kurunu tutamazdık” diyor. Oysa aynı Merkez sürekli olarak “faizin kurla ilgisi yok. Biz sadece enflasyona odaklanırız, fiyat istikrarını sağlamak için faizi enflasyona göre belirleriz” diyerek yıllardır kurların serbest dalgalandığını ileri sürdü. Ya da kurlar dalgalanıyormuş gibi yaptı.

Tabii bu arada herkesi aldattı. Oysa tam aksine sürekli kura odaklanarak enflasyonu düşük tutmak için faizi yükseltip kurun dalgalanmasını engelledi. Böylece bilerek ya da bilmeyerek Türkiye’nin kaynaklarını dış ticarete konu olmayan malların üretimine yöneltti. İşte bu nedenle Türkiye, yeterli ihracat yapamayan, sürekli döviz sıkıntısı yaşayan bir ülke hâline dönüştü.

Tarihî birikimi nedeniyle bağımsızlığını kullanarak, enflasyon hedeflemesini, dalgalı kur rejimini uygulayabilecek kurumsal bir yapısı yok Merkez’in. Bir de çok sık konuştuğu için bir güven sorunu yaşıyor Merkez. İşte bu nedenle tartışma konusu oluyor. Anlayacağınız, kurulduğundan beri “mış gibi yapan” bir kurum oluyor Merkez. Ve sonunda “zaten hiçbir hedefi tutturamadın” sözlerine muhatap oldu bu kurum. O hâlde Merkez Bankası yıkılıp bağımsız bir kurum olarak yeniden kurulmalı.

Süleyman Yaşar’ın yazısı