Vatan savunması dolayısıyla şeffaflık rejiminin kapısına ‘meşgulüz’ tabelası asılıp kapatılabilirmiş sanki.
Mücadele tek cephede olurmuş, o görev de FETÖ’yle mücadeleye tahsis edildiğinden elde yolsuzluğa ayıracak mücadele lüzumu kalmamış sanki.
Hatta sanki anti-FETÖ’cülük ve anti-emperyalizm, dürüstçe yüzleşme talebini askıya almaya ruhsat veren bir işlev görüyormuş gibi.
Gözlerimizin içine baka baka, ‘savaş’ koşulları nedeniyle hesap sorma hakkından vazgeçmeyi dayatıyorlar, dünyanın en olağan şeyiymiş, buna doğuştan hakları varmış gibi pervasız hem de.
Medyada böyle savunulmayı ne Cumhurbaşkanı Erdoğan ne partisi ne de Türkiye hak ediyor oysa, içerdiği ima ve yakıştırmalar tümüne haksızlık. Olsa olsa bir iktidar nasıl savunulmaza örnek olur bunlar.
Bir pabucu büyüğe okutsunlar derim kendilerini, bu akıl terazisi bu propaganda sıkletini çekmez zira.