3’üncü İstanbul Uluslararası Su Forumu’nda açılış konuşmasını yapan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu “HES’lere karşı bir hareket var. Bunu anlamak mümkün değil. HES’ler çevrecidir” dedi.
İlahi Sayın Bakan… Siz böyle diyorsunuz da, bizim ülkemizde HES’lerin tahribatı daha inşaat evresinde başlıyor. Siz de mutlaka biliyorsunuzdur ama ben yine de sayayım.
İlahi Sayın Bakan…Yasal mevzuat gereğince inşaat sırasında çıkan hafriyat atıklarının belirlenen alanlarda depolanması gerekirken, ulaşım masrafı, zaman kısıtlaması ve denetim mekanizmalarının eksikliği nedeniyle bu atıklar çoğu HES inşaatında dere yataklarına dökülüyor. Böylece dere yatağı doluyor, sudaki çözünmüş oksijen azalıyor, su sıcaklığı artıyor, sucul canlıların hayat kalitesi düşüyor ve balıklar ölüyor.
Bitki örtüsü yok oluyor, alan erozyon ve sele karşı savunmasız kalıyor. Daha önce insan erişiminin mümkün olmadığı alanlara yollar açılıyor. Böylece yaban hayatın alanı daraltılıyor, avcıların yaban hayata erişimi kolaylaşıyor. Patlatılan dinamit havayı ve toprağı kirletiyor. Çıkan ses hayvanları korkutuyor, gebe yaban hayvanlarda düşüklere neden oluyor. Üretilen enerjiyi taşıyacak iletim hatlarının kurulması için ormanlık alanlarda tıraşlama yapılıyor. Orman alanları tahrip ediliyor.