RedHack davasında yargılanan üçü tutuklu altı gazeteci tam 304 gün sonra, 24 Ekim’de ilk kez hakim karşısına çıkacak.

Gazetecilerin yargılanmasına kadar giden süreç RedHack’in Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın e-posta hesaplarını ele geçirmesiyle başladı.
RedHack, geçen yılın eylül ayında e-postaları yayınladı, ayrıca bazı gazetecileri, onlara sormadan, Twitter’da bir DM grubuna ekledi. Albayrak’ın e-postaları sosyal medyada dolaşırken, gazeteciler kamu yararına haber yaptı.
Tarihler 25 Aralık 2016’yı gösterdiğinde, Diken’in eski editörü Tunca Öğreten, kapatılan DİHA’nın Haber Müdürü Ömer Çelik, BirGün gazetesi çalışanı Mahir Kanaat, Kapatılan DİHA’nın muhabiri Metin Yoksu, Yolculuk Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Eray Sargın ve ETHA Sorumlu Müdürü Derya Okatan gözaltına alındı.
Altı isim tam 24 gün gözaltında tutuldu, daha sonra adliyeye sevk edildi. Öğreten, Çelik ve Kanaat tutuklandı.
Aynı soruşturmada daha sonra Almanya merkezli Die Welt’in Türkiye muhabiri Deniz Yücel de tutuklandı.
Gazeteciler hakkındaki iddianame beş ay sonra hazırlanabildi. Yücel’in dosyası ayrıldı.
‘Duruma göre’ devlet sırrı
İddianamede Albayrak’ın kişisel e-posta hesaplarında ‘duruma göre devlet sırrı niteliğinde de olabilecek bilgiler’ olduğu ve bu bilgilerin manipüle edilerek Albayrak ve onun şahsında hükümeti yıpratmak amacıyla yayınlandığı öne sürülüyor.
Ancak hangi bilginin ne şekilde değiştirildiğinden bahsedilmiyor, sadece, ‘milli enerji politikasının başarısızlığa uğraması için olumsuz algı oluşturulduğu’ gibi suçlamalar yer alıyor.
Ortaya karışık
İddianamede Öğreten ‘FETÖ’ ve DHKP-C’ye üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’, Okatan, Sargın, Yoksu ve Çelik ‘örgüt propagandası’, Kanaat ise ‘örgüt üyeliği’yle suçlandı.
Öte yandan Kanaat haricindeki isimlere de ‘bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme’ suçlaması da yöneltildi.
İddianamade RedHack soruşturması kapsamında gözaltına alınan gazetecilere, bu konuda haber yapmamış dahi olsalar, ‘FETÖ’den MLKP’ye kadar farklı örgütlerle bağlantıları olduğu iddia edilerek ‘ortaya karışık suçlama’ yöneltiliyor.
Diken editörüne iki örgüt birden!
Öğreten, savunmasında “Haber kupürü dışında DHKP-C üyesi dahi görmedim” demişti.
Öğreten, aynı zamanda ‘FETÖ’ adına suç işlemiş olmakla da suçlanıyor. Ancak iddianamedeki tek kanıt, Öğreten’in iki yıl önce ayrıldığı Taraf’ta çalışmış olması.
Duruşma 24 Ekim’de
Altı isim 24 Ekim’de Çağlayan adliyesindeki 29’uncu ağır ceza mahkemesinde saat 11.00’de, gözaltına alınışlarının ardından geçen 304 günün ardından hakim karşısına çıkacak.
Gazeteciliğin yargılandığı davada öncelikli talep tutuklu üç gazetecinin tahliyesi.