Hediye Levent: IŞİD'den sonra ne gelecek?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Siyasi çekişmelerde savrulmasında beis görülmeyen din ve mezhep içerikli ötekileştirici, ayrıştırıcı söylemlerin halk nezdinde yarattığı etkinin nerelere varabileceğinin idraki ikinci IŞİD felaketi mi yaşanmalı?

IŞİD içinde savaşıp da ülkesine geri dönenlere ne olacak?

“Şu kadar ekmek, bu kadar su dağıtıldığını” takdirlerle takip ettiğimiz mülteci ve göçmenlerin arasında sızan ne kadar IŞİD mensubu var? Mültecilerin ve göçmenlerin ne kadarı IŞİD zihniyetine yakın ama örgüte doğrudan katılmasa da destek vermiş? Ne kadarı propagandayla potansiyel uyuyan hücre seviyesinde? Ne kadarı rehabilite edilebilir durumda? Örgüt herhangi bir yerde eylem yaptığında faturayı bütün mültecilere kesmek böylesi derinlemesine bir çalışmaya girişmekten muhtemelen daha kolay…

Kısa süre önce, IŞİD bölgesinden kurtarılan çocukların ulu orta örgütün marşını söylediklerine, “saçımı okşama, günah” diyen oğlunun bu sözlerini gülerek anlatan annelere şahit olup da tedirgin olmamak mümkün mü?

Bir Suriyeli dostum, 2-3 yıl önce “Bunlar Orta Doğu’nun kanseri. Yakında küçük parçalar halinde bütün dünyaya yayılacaklar. Oraların şartlarına göre başka şeylere dönüşecekler ama yok olmayacaklar” demişti. IŞİD, örgüt olarak büyük ihtimalle bu yılın sonuna kadar tamamen yenilmiş olacak ancak sorulması gereken iki soru var; IŞİD dahil radikalizmi besleyen zihniyeti yaratan faktörler neler ve IŞİD’den sonra ne gelecek?

Hediye Levent’in yazısı