Merkez Bankası’nın “faizi kalıcı değil, geçici yüksek tutuyorum” temalı para politikası da karaya vurmuş durumda. Bankanın faizi indirme olasılığı kalmamıştır. Tersine enflasyondaki yayılma eğilimi çift haneye yerleştiği gibi, tüketici fiyatlarında da yüzde 10-15 bandında yukarı doğru, yani yüzde 15’lere yaklaşma riski taşıyor.
Yoksa üretici fiyatlarındaki yıllık yüzde 15-20’lik patika, TÜFE’de yüzde 15’li patikaya dönüştüğünde çok geç olacak. Bugünkü faizi 5 puan daha artırmaktan da kaçamayacak.
Türkiye’nin yeniden yüzde 10-15’lik bir tüketici enflasyon patikasına girmesi, buna para politikasının başında tepkisiz kalması ya da geç kalması ile sokaktaki yurttaş için de yeniden dolarizasyonla kendini koruma patikasını güçlendirecektir.
Ankara’dakiler J.C. Stamp’ın şu sözünü duvarlarına astırarak her daim hatırda tutsalar yeridir; “Sorumluluklarımızdan kaçınabiliriz, ama kaçınmanın sonuçlarından kaçamayız”.