Necati Doğru: 30 Ağustos olmasaydı laik Türkiye olmayacaktı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İyi tarihçiler; “30 Ağustos olmasaydı” diye sorar ve cevabını da yazarlardı: 30 Ağustos olmasaydı Türkiye Suriye olurdu. Mısır olurdu, Irak olurdu, Yemen olurdu, Çad olurdu, Libya olurdu. İran, Afganistan, Bahreyn, Suudi Arabistan
olurdu.

Hepsinde kavga var.
Hepsinde perişanlık.
Hepsi mezhep batağında.
Mezhepler arasında çatışmayı aşamadıkları için batının kuklası olmaya devam ediyorlar.

30 Ağustos olmasaydı.
Laik Türkiye olmayacaktı.
30 Ağustos 1922 Büyük Zafer’den bu yana 95 yıl geçti. 95 yıl içinde ülkeyi yeniden mezhepçilik bataklığına düşürme arayışları uç verdi. Başlangıçta, ürkek, çekingen, sinsice ve örtülüydüler. Sonunda Mustafa Kemal’e, ailesine, annesine, silah arkadaşlarına saldırmamayı “yeni kurucu babamızı bulduk, yeni bir devlet kuruyoruz” adı altında sürdürmeye başladılar. Manevi kızı profesör Afet İnan hakkında çirkin çirkef dedikodu uydurup Mustafa Kemal’e saldırma tarihçiliği peydahlayanlar da “yeni devlet kurucularını(!)” destekleyenlerden çıkıyor.

Yalan, dedikodu üretiyorlar. Dedikodu uyduruyorlar. Sahte evrak yaratıyorlar. 95 yılın sonunda Mustafa Kemal’e ve onun “Türkiye’yi mezhepçilikten çekip kurtaran” liderliğine çamur bulaştırmayı hızlandırdılar.

Hepsi korunuyorlar. Yüksek maaşlarla bakanlıklarda, belediyelerde, TRT’de ve tüm devlet kurumlarında; akıl veren danışman, program yapan tarihçi, devlet şirketleri ilanları ile beslenip dergi yayınlayanlar el üstünde tutulur oldu.
30 Ağustos Bayramı kutlu olsun.

Necati Doğru’nun yazısı