Ahmet İnsel: 'Suç delilleri'nin büyük çoğunluğu, AKP milletvekillerinin ezici çoğunluğuna yöneltilebilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Meşum KHK’nin yürürlüğe soktuğu bir başka değişiklik, bu amacı daha açık biçimde ele veriyor. Önce bir anımı aktarayım. Geçen aylarda, muhalefet partisinden bir belediye başkanı ile konuşurken, belediye başkanlarının yurtdışı seyahatlerine, birkaç istisna dışında, izin verilmemesi konusu açıldı.

Bunun muhalif belediyelere başka bir baskı aracı olduğunu söylediğimde, muhatabım, esas hedefin AKP’li belediye başkanları olduğunu söylemişti.

Son KHK ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na, seçimler öncesi veya sonrasında işledikleri suçlardan dolayı milletvekilleri hakkında resen soruşturma açması yetkisi verildi. Bundan böyle, nerede işlenmiş ve ne türde olursa olsun, bu suçlar Ankara’da soruşturulacak, bu iş için özel olarak görevlendirilecek bir ağır ceza mahkemesinde davalar görülecek.

Bu değişikliğin milletvekili dokunulmazlığını fiilen lağv ettiği gibi, yalnız muhalefet değil, bütün milletvekilleri üzerinde büyük bir baskı ve sindirme aracı olarak kullanılacağı açık. Bu değişikliğin önemli bir amacı, belediye başkanları örneğinde bana hatırlatıldığı gibi, önümüzdeki seçimler öncesinde AKP ve MHP içinde, Reis’e karşı çıkacak milletvekilleri üzerinde de böyle bir yakın ve açık tehdidin bulundurulmasıdır.

Bugün “FETÖ ile iltisaklı” olma iddiası için kullanılan “suç delilleri”nin büyük çoğunluğu, istendiği an, muhtemelen AKP milletvekillerinin ezici çoğunluğuna yöneltilebilir.

Ahmet İnsel’in yazısı