Eski bakanlardan Zafer Çağlayan, TBMM’deki görüşmelerde kürsüye çıktığında elinde bir kâğıt sallayıp duruyordu. Konu malum: Reza Zarrab’dan alınan, gümrük vergisinin ödenip ödenmediğini bilmediğimiz saatin parasının ödenip ödenmediği!
O kâğıtta ne yazılıydı, hiçbirimiz görmedik. Ama Çağlayan kâğıdı sallarken, parayı ödediğini, saatin garanti belgesinin de kendi üzerine olduğunu söylüyordu. Garantinin bir kişi üzerine olamayacağını, yani Çağlayan’ın bu konuda doğru söylemediğini de öğrendik.
O günden beri merak ediyorum, acaba o kâğıtta ne yazılıydı? Yazdım, Zafer Bey’e dedim ki lütfen bu belgeleri gönderin, ben de bu köşede yayınlayayım, torba ağızlı olanların bile ağızlarını büzelim! Ama heyhat, tık yok! Tamam, beni sevmediğini anlayabilirim ama bu kadar yandaş gazeteci var, onlardan birine verse de onlar kendi gazetelerinde yayınlasalar, o da kabulüm. Hatta “Başka gazetede yayınlandı” demem, ertesi gün ben de yayınlarım!
Lütfen, çok merak ediyorum! O salladığınız kâğıtta ne yazılıydı? Devlet sırrı mı ki bu kimse görmüyor ne yazdığını? Hadi Zafer Bey, size bir faks makinesi kadar uzağım, gönderin gelsin!