ABD’nin Türkiye’den gelen uçakların yolcu kabininde, cep telefonu dışında tüm elektronik aletleri yasaklaması, can sıkıcı bir karar.
Tabii ki günlük hayatımızı etkileyecek bir yasak değil bu. Her Allah’ın günü Amerika’ya uçmuyoruz! Ama sembolik olarak, “Müslüman yasağı” vaadiyle iktidara gelen Trump hükümetinin elektronik cihaz yasağı koyduğu 9 Müslüman ülkeye Türkiye’yi de eklemiş olması, aslında Washington nezdinde artık bir “Ortadoğu ülkesi” olarak tescillendiğimizi gösteriyor.
Pratikte olmasa da bu karar, sembolik olarak önümüzdeki süreçte Türkiye’nin global düzende nereye yerleştirileceğine dair önemli ipuçları veriyor.
Aslında bakarsanız Ankara’da kimse Türkiye’nin içeride ve dış politikasında yaşadığı devasa değişimin uzun vadeli sonuçlarına kafa yormuyor. Kısa dönem seçim hesapları ve amiyane tabiriyle “Türk’ün Türk’e propagandası” üzerinden yeni bir dil ve yeni bir dünya algısı var. İçeride yeni bir rejim inşası, dışarıda Batı’dan kopuş… Kimse de çıkıp, “Batı’yla kopuş kimin kararı?” “Bu karar mantıklı mı?” “Bize bedeli ne olur” diye sormuyor.