Erdoğan’ın, Almanya Cumhurbaşkanı Gauck’a tepkisi çok ağır oldu: “Kendisini hâlâ rahip zannediyor. O anlayışla bakıyor. Almanya’da 8 vatandaşımız öldürülüyor. Bunun hesabını veremeyenler bize akıl vermesinler. Sen o aklı kendine sakla.” Havuz medyası, hakareti katmerleyerek manşete taşıdı. Bunlardan biri, “Gauck guk etme” diyen Takvim Gazetesi’ydi. Star da, aynı “nezih!” cümleyi kullandı: “Gauck gouck etti gitti.”
Bu konu, CNN Türk’te, Dört Bir Taraf’ta tartışıldı. Kadri Gürsel, eleştirilerin seviyesizliğini ele alınca kıyamet koptu. Efendim, herkes Türkiye’yi azarlayacakmış da, biz cevap vermeyecek miymişiz… İsrail Cumhurbaşkanı Simon Peres nasıl Davos’ta cevabını aldıysa, Alman Cumhurbaşkanı Gauck’a da haddi bildirilmiş vs…
Oysa Davos’ta, hemen panelin akabinde, Ekonomik Forum’un Başkanı Schwab’la birlikte basın toplantısı düzenleyen Başbakan Erdoğan, geri adım atmıştı. “One minute sözlerim İsrail’i veya Peres’i değil, paneli yöneten gazeteciyi hedef alıyordu” demişti. Nedense bunlar unutuluyor.
Bizim havuz medyasının ya da Erdoğan’ın, eleştirilere makul cevaplar verme gibi bir derdi yok. Başbakan, Alman ırkçılarının Türkler’i katletmesinden söz ediyor, Dört Bir Taraf’ta, onun yakın takipçisi bir gazeteci, “Bizim Hitler’in torunlarından alacak dersimiz yok” diyor… Bu neye benziyor biliyor musunuz? Moskova Metrosu’nda trenin saatinde geleceği iddiasını kanıtlayamayan ve mahcup düşen Rus’un Amerikalı’ya “İyi ama siz de Kızılderililer’i katletmiştiniz” demesine.
Allah aşkına, Gauck’un birbirinden ciddi eleştirilerinin cevabı, “Siz de Yahudiler’i sabun yapıp, fırına atmıştınız” mı olmalı?