Nazlı Ilıcak: Kitlenin peşinden gitmek Gül'e ne fayda getirir?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Taraf Gazetesi, “Gül mitinin hazin sonu” diye manşet attı. Abdullah Gül’e bağlanan umutlar var. Cumhurbaşkanının otoriterleşme adımlarını durdurması bekleniyor. Beklentiler boşa çıktığına göre, “umutlar vardı”, “durdurması bekleniyordu” gibi geçmiş zaman kipini kullanmak galiba daha doğru olacak. MİT yasasında da Gül, HSYK ve internet düzenlemeleri gibi, gene Anayasa Mahkemesi’nin yolunu gösteriyor. Oysa cumhurbaşkanının veto yetkisi, Anayasa’ya aykırı kanunları engellemesi için ona verildi. İlk denetim yeri Çankaya; sonra da Anayasa Mahkemesi.

MİT belgelerini yayınlayan gazetecilere asgari 3 yıl hapis cezası var; bu tamamen ifade özgürlüğüne aykırı. Ayrıca MİT’çiler, yasa dışı olaylara karışsalar bile, bırakınız soruşturma açılmasını savcının ya da polisin aleyhteki delilleri toplaması bile yasak. Buna mukabil MİT, kuralsız bir biçimde herkesi dinleyebilecek, hatta kara propaganda amacıyla bu kayıtları gizlice servis edebilecek ama savcının yasa dışı dinlemeler hakkında resen takibata geçmesi imkânı da kaldırılıyor.

Yıllarca birlikte siyaset yaptığı arkadaşlarını ve onlara destek olan AK Parti tabanını darıltmak istemiyor Gül. Bu yüzden MİT yasasına geçit verdi. Oysa sebeplerini açıkça izah ederek, gönlüne yatmayan bazı maddeleri yeniden görüşülmek üzere Meclis’e gönderebilirdi. Unutmayalım ki lider, kitlenin peşinden giden değil, kitleyi peşinden sürükleyendir. Bakalım bu ılıman ve uyumlu tavır, ileride Gül’e fayda sağlayacak mı?

Nazlı Ilıcak’ın yazısı