Çiğdem Toker: Bir yasa metninin adı uzunsa, korkun; içinde 'bazı' kelimesi geçiyorsa, daha çok korkun

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Bir yasa metninin adı uzunsa, korkun.
O uzun adın içinde “bazı” kelimesi geçiyorsa, daha çok korkun.
Adında “bazı” sözcüğü olan her yasa metni “torba”dır.

Her “torba”, kanun sistematiğine saygıdan yoksun, Meclis’in müzakere adabını yok sayan, fast-food yasama metinleridir.
Kaba aritmetikten güç alan hiçbir torba yoktur ki, halkın paraları adres değiştirmesin.

Ve hiçbir torba yoktur ki, ödediğimiz vergiler bir yerden bir başka yere, bazen hızla, bazen dolambaçlı yollar izleyerek aktarılmasın.

Cumhurbaşkanını, başbakan emrindeki örtülü ödeneğe ortak eden yasal düzenleme de böyleydi.
Bir torbaya (6639 sayılı kanun) sabaha karşı eklenmişti. “Herkes uyuyordu” demenin faydası yok, uyunmasa da “aritmetik” zoruyla konulacağı belliydi.

Bugün son virajı referandumla dönülmek istenen rejim değişikliğinin, planlı adımlarından biriydi çünkü.
Muhalefet itiraz etti. Örtülü ödeneğin temel kullanım amaçlarından birinin “kapalı istihbarat ve kapalı savunma” olduğu hatırlatıldı.

Cumhurbaşkanı görev ve yetkilerinin listelendiği 104. maddede “kapalı istihbarat ve kapalı savunma yapmak” gibi bir icrai görevin yer almadığı anlatıldı. Olmadı.

Çiğdem Toker’in yazısı