Bir hayvanı kasten öldürenle kumar oynayanın cezası 3 aşağı 5 yukarı aynı. Suç olmayınca ceza da olmuyor. Adli para cezası bile yok. Sadece ufak bir idari para cezası var.
İdari para cezası olunca, bu ‘kabahat’ sabıka kaydına işlenmiyor. İsterse bir kediye bir değil, bin defa tecavüz etsin, sicili temiz.
Sonra biz hayvanlara karşı suç işlemeyi alışkanlık haline getirmiş bu canilerle aynı havayı soluyoruz; aynı metrobüste seyahat ediyor, dolmuşta yan yana oturuyor ya da çocuğumuzu onun kullandığı servise bindiriyoruz.
En bombası da hayvanlara zulmeden kişiye para cezasını dört taksitle ödeme kolaylığı tanınıyor. HAYTAP Başkanı Av. Ahmet Şenpolat’ın dediği gibi, “Peşin fiyatına taksitle hayvanlara eziyet edilebilen bir toplumda, hukuk sisteminin ne durumda olduğu ortadadır.”
Unutmadan ekleyelim; hayvanlara zulme kesilen idari para cezası devletin kasasına giriyor çünkü devlet bunu irat olarak kaydediyor. Yani devlet, hayvana zulüm üstünden para kazanıyor.