Ülkenin 'bug'ı: Üst akıl de, gerisini düşünme

BURAK KILIÇ 
@kaburet

Biz babadan böyle gördük.

Sevmediğin biri mi var? ‘FETÖ’cü’ de. Karşı çıkarsa yapıştır vatan hainliğini. Kımıldayamaz bile!

Tartışmanın içinden çıkamadın mı? ‘Üst akıl böyle istiyor’u patlat cümle sonuna. Çıt çıkamaz.

Birkaç sene önce moda olan Balyozcu, Ergenekoncu ise artık gözden düştü. Yeni akım bu ikili. Bir de ‘PKK’lı’ var ama şükür o daha futbola bulaşmadı.

Ağababalarının gösterdiği çözüm, futbola kulüplerine çabuk sirayet etti. Yönetimi beceremeyenin cebi dolu: Üzerine gelen eleştirileri örtbas etmek için, dövizi bahane eder, ‘terör bizi yıldıramaz ama gel bunu oyuncuya anlat’ der, ‘üst akılın planları’ der, der babam der, bi ‘ya bizim de hatamız var’ demez.

Retoriğin en amiyanesi

Aziz Yıldırım, kötü oyunla berabere kaldığı Adanaspor maçı sonrası, tabelaya üst aklı yazdı. Hadi ‘Ne alakası var?’ de. Seni küçük hain seni.

Başkanın maç sonu açıklaması yapması bile başlı başına komediyken, söyledikleri retoriğin en amiyanesi. Büyük başkanım, her şey kabul ve Fenerbahçe’nin üzerinde büyük oyunlar var. Peki, şunları ne yapacağız?

Finansal fair-play bağıra bağıra gelirken kendini neden hazırlamadın?

90 milyon avroluk kadroyu kuran iki adamdan birini beş, diğerini 12 ay sonra gönderirken aradaki komisyonların-komisyoncuların hesabını neden sormadın?

Maddi olarak çetelesine bel bağladığın tribünlerle neden küstün?

Maaş istikrarı olmayan kadronu kendin kurarken, üç senede Real Madrid’den iddialı olan basket takımının yönetimi hiç ‘acaba?’ dedirtmedi mi?

Kendine muhalif gördüğün herkesi en hafif haliyle ‘sen ne anlarsın’la suçlarken neden dinlemeyi düşünmedin?

Bir buçuk senedir aradığın ‘Alex’imsi’yi almayıp, alamayınca işi ‘kaldırılsın’ dediğin yabancı kısıtlamasına bağlamak hiç mi ironik değil?

Sayın başkan diyelim ki hepimiz haksız cahilleriz. Siz bu kadar haklı iken ve mutabık olduğumuz bir büyük camia gücü varken, potansiyelin yerlerde sürünmesinde yönetiminin hiç mi payı yok? Nelere kadirmiş bu üst akıl, evlerden ırak!

Benimki lacivert, seninki benden de lacivert

Yukarıdakiler ilk etapta safi Aziz Yıldırım eleştirisi olsa da, büyük başkan bu konuda yalnız değil. Vergi diye kıvrananı, stat diye tutuşanı soluğu Ankara’da aldı. Başarısızlıkta rakibini, federasyonu, basını suçlayan, başarıda Düzce köy derneğinde bile ‘ben yaptım’ diyen başkancıklar yetişiyor evvel Allah.

Öyle beter bir hal ki, finansal fair-play cezaları takımlara lütuf oldu. Hem Beşiktaş, hem Galatasaray iktisadi olarak daha dizginlenmiş, iki düşünür adım atar olmuşlar. Cezanın ödülleştiği naprofesyollerimize ise birkaç saman alevi yanıyor alt sıralardan.

Başakşehir-Konya-Osmanlı hattı

Farklı sebeplerle bu takımları sevmeyebilirsiniz. Ama devlet baba son 5 senedir futbola yağdırıyor da yağdırıyor ve herkesi nasiplendiriyor. Hem de bu takımlar, İstanbul devleri gibi sistemin saha içi kollamasında da değil. Ama yaptıkları akılcı transferler, güvendikleri hocaları ve güçlendirdikleri ekonomik yapılarıyla, büyüklere kök söktürüyorlar.

Başakşehir’in yaptığı transferlerdeki vizyona yaklaşacak ağababamız, Reşit Akçay’ın çağdaşlığına uyacak akilimiz yok bu civarda. Aykut Kocaman’ın durumu ise bambaşka.

Futbolun değmediği şehre stat doldurtuyor, kenetlendiriyor. Milli maçları bile İstanbul’dan koparacak bir güç yarattı bozkırda. Umarım bu nizamları bozulmaz da kırık aynada spora benzer bi iki parça kalır.