Yılbaşı kutlamaları esnasında İstanbul’un Ortaköy semtindeki eğlence kulübü Reina’da 39 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyı düzenleyen saldırganın otoparka saklanıp polisi gözetlediği öne sürüldü.

Yılbaşı gecesi saat 01.15’te bir saldırgan uzun namlulu bir silahla Ortaköy semtindeki eğlence kulübünün önüne gelmiş, kapıdaki polis memuru ve güvenlik görevlilerini vurduktan sonra içeri girip rastgele ateş açarak çoğu yabancı 39 kişiyi öldürmüştü. Saldırıda dördü ağır 65 kişi de yaralanmıştı.
Reina saldırısını IŞİD üstlenirken, saldırganın Orta Asya kökenli olabileceği öne sürülmüştü.
‘Yolumu kaybettim’ dedi’
Hürriyet’ten Banu Şen’in haberine göre saldırganın görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından o gece yüz yüze geldiklerini belirten otopark işletmecisi İ., kamera görüntülerinde saldırganın polis araçlarını görünce otoparka doğru geldiğini ve iki aracın arasına gizlenip caddeye ve polislere baktığını söyledi.
Aralarında bir konuşma geçtiğini belirten İ., yaşananları şöyle anlattı: “İşte tam o sırada biraderime, ‘Şuna bir bak. Çıkar şunu’ dedim. Tuvaletini yapacak sandık. O da yanına gidip, ‘Ne işin var senin burada’ diye kızınca, ‘Yolumu kaybettim’ dedi. Türkçesi çok iyi değildi. Biraderim de ‘Burada yol mol yok. Ne arıyorsun’ dedi. Tam adama vuracaktı ben, kulübenin camından seslenip, ‘Yapma’ dedim.”
‘Geldiği yöne doğru gitti’
Saldırganın elinin sürekli cebinde olduğunu ve bariyerin altına doğru eğilerek otoparktan çıktığını kaydeden İ. şöyle devam etti: “Geldiği yönde harabe duvarı gibi bir yer var. Oraya çöktü. Yürür gibi yapıp, kendini geri atıp çektiğini gördüm. Sonra kayboldu. Orada ne kadar kaldığını bilmiyorum. Geldiği yöne doğru, yukarı doğru çıktı. O sırada olayları duymamıştık. Çok fazla siren vardı. Ama tam ne olduğunu bilemiyorduk. Sonradan öğrendik.”
‘Eli sürekli cebindeydi’
İlk çıkan görüntülerdeki kişiyi saldırgana benzemediği için fark etmediklerini, ancak selfie görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından otoparka giren kişinin saldırgan olduğundan emin olduklarını belirten İ. şunları anlattı: “Elleri sürekli cebindeydi. Biraderim onunla konuşurken de. Belki de pimini çekmeye hazır olduğu bomba vardı diye düşünüyorum. Üzerinde ince tişört, gömlek gibi bir şey vardı. Hatta, ‘Deli mi ne bu üzerinde bu havada incecik şeyle geziyor’ demiştim. Hafiften sekiyordu. Ekipler gelip görüntüleri inceledi.”