ABD Başkanı Barack Obama, merakla beklenen 24 Nisan açıklamasında bir kez daha Ermenice ‘Büyük Felaket‘ anlamına gelen ‘Meds Yeghern‘ ifadesini kullandı; başkan olmadan önce vaat ettiği ‘soykırım’ ifadesini kullanmadı. Bu ifadeyi tek kullanan ABD başkanı, Ronald Reagan olmuştu.
İşte, ABD başkanlarının bugüne dek konuyla ilgili yaptığı açıklamalar:
Reagan ‘soykırım’ dedi
1981-1989 arasında başkanlık yapan Ronald Reagan, 1915’i açıkça ‘soykırım‘ diye niteledi. Reagan, 22 Nisan 1981’de Holokost Müzesi’nin kurulması vesilesiyle yayınladığı bildiride Yahudi Soykırımı ve Kamboçya Soykırımı’yla birlikte 1915’i de ‘Ermeni Soykırımı‘ olarak adlandırmıştı. Bundan dolayı da bazı Amerikalı Ermeni yazarlar, bir ABD başkanının geçmişte zaten ‘soykırım‘ ifadesini kullandığını, her yıl tekrar ‘uğraşmanın‘ gereksizliğinden bahseder.
George Bush H.W. tek açıklama yaptı
‘Baba Bush’, 1915’le ilgili sadece 20 Nisan 1990’da açıklama yaptı; ‘Bir milyondan fazla Ermeninin kurban olduğu’ katliamları andığını belirtti, ayrıca 1988’de Ermenistan’da meydana gelen büyük depremden bahsetti.
Clinton ilk kez ‘1.5 milyon Ermeni katledildi’ dedi
Her yıl 1915’le ilgili açıklama yapma geleneği Bill Clinton’ın başkanlığında başladı. Selefi Bush 1915’te ‘1 milyondan fazla Ermeni’nin kurban olduğunu‘ söylemişken, Clinton son açıklamasında ilk kez 1.5 milyon Ermeni’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde ‘tehcir ve katliama uğradığını’ ifade etti. Clinton’ın 1995’te yaptığı açıklamadysa, Azerbaycan’la Ermenistan’ı Dağlık Karabağ’da barışçıl çözüme teşvik etmişti.
Oğul Bush arabuluculuk çağrısı yaptı
George W. Bush da Clinton gibi her yıl 24 Nisan açıklaması yayınladı ve ‘1.5 milyon Ermeni’nin katliam ve tehcire uğradığını’ vurguladı. Bush döneminde yapılan açıklamaların değişmeyen bir başka özelliği de, Dağlık Karabağ anlaşmazlığını hatırlatmak ve ABD’nin barış için arabuluculuk gayreti göstermeye hazır olduğunu belirtmek oldu.
Obama’nın ilk açıklaması normalleşme odaklıydı
Obama’ysa, Clinton ve Bush’un aksine 24 Nisan açıklamalarında Dağlık Karabağ sorununa hiç atıf yapmadı. ABD Başkanı, 24 Nisan 2009’da yaptığı, 399 kelime ve beş paragraftan oluşan ilk açıklamasında, Türkiye’yle Ermenistan’ın sadece birkaç gün önce imzaladığı ‘normalleşme protokollerine’ şu sözlerle atıf yaptı: “Ben gerçeklerin tümüyle, dürüstçe ve adil bir şekilde kabul edilmesinden yanayım. Bu hedefte ilerlenebilmesi için de Ermeni ve Türk halkının geçmişteki gerçeklerin üzerine düşebilmesi en iyi yoldur. Türk ve Ermeni halkının acı dolu tarihinin üstünde açık, yapıcı ve dürüst şekilde çalışılmasını kuvvetli bir şekilde destekliyorum. Bu yönde, Ermeniler ve Türkler arasında, ve Türkiye içinde atılan cesur ve önemli diyalog mevcut. Türkiye ve Ermenistan’ın ikili ilişkileri normalleştirme gayretlerini kuvvetle destekliyorum. İsviçre’nin liderliğinde iki hükümet normalleşme çerçevesi ve yol haritasında anlaştılar. Bu gelişimi kutluyor, bu sözü yerine getirmeleri için onları kuvvetle teşvik ediyorum.’’
Ermenileri kurtaran Türklere selam
Protokollerde ilerleme kaydedilmemesi nedeniyle, Obama sonraki açıklamalarında bu konudan söz etmedi.
Obama’nın 2010’daki açıklaması, 383 kelime, dört paragraftan oluşuyordu. Obama bu açıklamada, ‘Ermenileri 1915’te kurtaran Türkleri de selamlıyorum’ ifadesini kullandı ancak bu cümle sonraki açıklamalarda yer almadı. Her yıl yapıldığı gibi, bu açıklamada da Ermeni toplumunun Amerika’yı kültürel olarak zenginleştirici yönü övüldü.
Obama 2011’de, ilk kez 23 Nisan’da yayımlanan 357 kelime, 4 paragraflık açıklamasında, 1915’e dair görüşlerinin değişmediğini hatırlatıp, ‘geçmişin dürüst, tümüyle ve adil bir şekilde kabul edilmesinin herkesin çıkarına olduğunu‘ belirtti.
‘Geçmişi kabul etmek milletleri güçlendirir’
2012’deki 369 kelime, dört paragraflık açıklamaysa, en rutin açıklamalardan biri olarak görülüyor. Diğer taraftan 2012’nin Türkiye-ABD ilişkileri açısından bazılarınca ‘altın çağ’ olarak kabul edildiğini hatırlamakta yarar var. Obama bu açıklamada da ‘her iki taraftan diyalog yolunu seçen cesur bireyler‘den övgüyle söz etti.
Obama, geçen yıl 2009’dan beri en kısa açıklamasını yaptı; 329 kelime, 4 paragraflık açıklama, geçmişle hesaplaşmaya odaklanıyordu: “Milletler geçmişlerindeki acı dolu unsurları hesaba çekerek ve kabul ederek daha güçlenirler, ve daha hoşgörülü bir geleceğin temelini inşa etmiş olurlar. Biz kendi tarihimizin en karanlık zamanlarıyla uzlaşma gayretiyle bu dersten ABD’de yararlandık. Biz bu yolu izleyen cesur Ermeniler ve Türkleri tanıyor, onların hükümetlerini ve bizimkini destekleyerek daha çoğunun olmasını teşvik ediyoruz.”




