Birleşmiş Milletler genel kuruluna katılmak için ABD’de bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türk-Amerikan ulusal yönlendirme komitesinin temsilcilerine konuştu.
15 Temmuz darbe girişiminin arkasında Gülen Cemaati lideri Fethullah Gülen’in olduğunu söyleyen Erdoğan, “Biz bunu Amerikalı dostlarımıza hala anlatamadık, kabul ettiremedik. Hala yargı vesaire vesaire. 85 koli dosya gönderdik. Ama bu dosyalar onun size iadesini gerektirmiyor. Bizden 10 teröristi yakalamamızı istediler. 9’unu yakaladık teslim ettik. Kendileri hala bu teröristi saklıyorlar” diye konuştu.
‘FETÖ’cüleri konuşturuyorlar’

Erdoğan, Gülen’in iadesini veya tutuklanmasını ABD’den talep ettiklerini ve iki ülke arasındaki suçluların iadesi anlaşmasına göre Gülen’in tutuklanması gerektiğini söyledi.
Erdoğan şöyle devam etti: “Bu ilişkilerimize er veya geç zarar verecektir. Biz stratejik ortağız. NATO’da beraberiz, birçok ikili bağlantılarımız var ve hala bu konuda gerekli adımların atılmasını sabırla bekliyoruz. ABD’deki FETÖ unsurları tarafından özellikle kongre nezdinde ülkemiz aleyhinde karalama faaliyetine girişileceği anlaşılıyor. Orada FETÖ’cüleri konuşturuyorlar. Biz ABD düşmanı birisini çıkartıp parlamentomuzda konuştursak ABD yönetimi buna nasıl bakacak? Herhalde pek de memnun olmayacaklar. Bize kendileri anti-Amerikancılık yaygın diyorlar. Kusura bakmayın. Bu milletimizin kararıdır. 15 Temmuz’u darbeye maruz kalan milletimizden değil, bizzat darbeyi yapanlardan dinleyecek kadar siyasi iradelerini kaybetmişler. Böyle bir şey olamaz.”
‘Araziler verdik, arsalar verdik, ne diye verdik?’
Hitap ettiği temsilcilerden darbe girişiminde yaşananları her yerde anlatmasını isteyen Erdoğan, OHAL kararının ardından çıkarılan KHK’lara da değindi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Biz bunlara araziler verdik, arsalar verdik. Ne diye verdik? Gelin bu ülkede eğitim için okul yapın dedik. Ülkenin ekonomisine katkı olsun diye verdik. Normal şartlarda bunları geri alabilir miydik? Alamazdık. Ama şimdi KHK ve OHAL ile bunların hepsini toparlayarak bu okulları devlete teslim ettik. İhanet şebekesinin üzerindeki mal ve mülk varsa devlet el koymaya başladı.”