PKK lideri Abdullah Öcalan’ın kardeşi aracılığıyla ilettiği mesaja hükümetten ilk yanıt, Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’tan geldi: “HDP mesajı yanlış okuyor. Öcalan HDP’yi değil, devleti muhatap almak istiyor. Yeniden çözüm masası kurmak hükümetin gündeminde kesinlikle yok.”

Mehmet Öcalan, İmralı’daki cezaevinde tutuklu olan ağabeyi Abdullah Öcalan’la görüştükten sonra Diyarbakır’a giderek bir basın açıklaması yapmıştı.
Açıklamada Öcalan’a ait şu mesaj okunmuştu: “Her şey olduğu gibi devam etsin. Önceki çözüm sürecini biz yok etmedik. Çözüm tek taraflı olamaz. Eğer devlet samimi olsaydı bu kadar insan ölmez, sorun çözülürdü. Bir ülkede günde 40 kişi ölüyorsa bayram olmuyor. Bu birinin birini yenebileceği bir savaş değil, yaklaşık 200 yıllık bir savaştır. Sorun ne kadar siyasi ise o kadar da hukuksaldır. Bizim projelerimiz var, devlet hazırsa iki adamını buraya gönderir, altı ayda her şeyi çözebiliriz.”
‘Öcalan, liderliğini pekiştirmek istiyor’
Milliyet’ten Serpil Çevikcan’a konuşan Kaynak, HDP’nin, Öcalan’ın mesajını iyi okumadığını savundu.
Öcalan’ın mesajında, muhatabın HDP değil, devlet olmasını istediğini savunan başbakan yardımcısı, sözlerine şöyle devam etti: “‘Devlet iki görevli göndersin. Muhatap devlet olsun. Ve biz bu işi 6-8 ayda çözelim’ diyor. HDP bunu ‘Yeniden çözüm masası kurulsun, siyasi aktörler HDP tarafından belirlensin, İmralı Heyeti yeniden gitmeye başlasın’ gibi alıyor. Öcalan’ın mesajının doğru algılandığını zannetmiyorum. HDP’yi değil, devleti muhatap almak istiyor Öcalan. Öcalan, devletle görüşmek istiyor. Devlet her zaman görüşmelerini yapabilir. Zaten yapıyor. ‘Altı ayda çözeriz’ lafını ise kendi liderliğini pekiştirmek için söylüyor. Kendisinin muhatap alınması demek, Kürt siyasetinde kendi liderliğini pekiştirmesi demektir.”
‘Yeniden çözüm masası kurmak gündemimizde yok’
Öcalan’ın mesajına rağmen hükümetin Kürt sorununa dair kararını çoktan verdiğini söyleyen Kaynak, bu süreçte muhataplarının ‘millet’ olduğunu aktardı: “Biz bir yandan bölgede çok başarılı terörle mücadele operasyonu yaparken, Çukurca örneğinde olduğu gibi bir yandan da kalkınma hamlesi yapıyoruz. 73 milyar gibi büyük bir rakam ve büyük kısmı üç yılda bitecek. Yeniden çözüm masası kurmak hükümetin gündeminde kesinlikle yok. Çözüm masasıyla prim yapan parti sonra hendek siyasetine dönmüştü. Aynı hataya bir daha düşülmez.”
‘CHP, KHK’ları AYM’ye götüremez’
Başbakan yardımcısı, kanun hükmünde kararnameleri Anayasa Mahkemesi’ne taşımak isteyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘na da yanıt verdi: “Kanunları ve Meclis İçtüzüğü’nü götürebilirler. Bir de AYM’ye bireysel başvuru hakkı var. O da kanun iptalinde değil. Dolayısıyla KHK’ları AYM’ye götüremezler. Anayasa bu yolu kapatmış. Ama bizim şöyle bir yaklaşımımız var; zaten KHK’ları Meclis’e sunduk. Meclis’te bunlar kanunlaşırken düzeltilebilir ya da tamamen bazı maddeleri kaldırılabilir. Meclis iradesi esastır. Düzeltilecekler varsa bunun yolu o zaman açılır.”
Darbe girişiminin ardından kamu kuruluşlarında 50 bini aşkın memur ihraç edilmiş, binlerce görevli de gözaltına alınmış veya tutuklanmıştı. Son yayımlanan 672 Sayılı KHK ile 93 üniversiteden 2 bin 346 akademisyen de devlet memurluğundan ihraç edilmişti. Görevine son verilen öğretim üyeleri arasında ‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlıklı bildiriyi imzalayan akademisyenler de bulunuyordu.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise önceki gün, OHAL kapsamında çıkan kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) yürütülen bazı uygulamaların darbe uygulamalarını aratmadığını, uzlaşmayla çıkan ilk kararname dışında tüm KHK’ları Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıyacaklarını söylemişti.