Yüksekdağ'ın 'Sırtımızı YPG'ye dayıyoruz' sözleri için hazırlanan iddianame kabul edildi

 

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın Suruç katliamından bir gün önce sarf ettiği sözler nedeniyle ‘terör örgütü propagandası’ suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis istemiyle hazırlanan iddianame, Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

FOTO: ALI LEYLAK-SANLIURFA-DHA
Fotoğraf: DHA

Yüksekdağ ne demişti?

Yüksekdağ konuşmasında, HDP için ‘sırtını terör örgütüne dayayan parti’ diyenlere, “Anlamayanlara tekrardan buradan cevap veriyoruz. Biz sırtımızı Rojava’ya, Kobani’ye, IŞİD vahşetine karşı direnen halklara, insanlık mücadelesi yürüten YPG-YPJ’ye, PYD’ye dayıyoruz. Bunu söylemekte hiçbir sakınca görmüyoruz” karşılığını vermişti.

Sözlerinin arkasında durmuştu

Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmanın ardından sözlerinin arkasında olduğunu belirten Yüksekdağ şunları söylemişti: “Söylediğim sözlerin arkasındayım. Ben o gün, ‘Biz sırtımızı PYD’ye YPG’ye YPJ’ye dayıyoruz’ dedim. Ne demek bu? IŞİD’e karşı mücadele eden bir güce yaslıyoruz. Bu, teröre sırtını yaslamak değildir. Bir barbarlığa karşı mücadele eden halk iradesine yaslamak demektir.”

Soruşturmayla ilgili hazırlanan iddianamede Yüksekdağ’ın ‘terör örgütü propagandası’ ve ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ suçundan 5 yıldan 15 yıla kadar hapsi istendi.

İddianamede Yüksekdağ hakkında, “Terör örgütü PKK/KCK’nın Suriye uzantısı PYD-YPG ve YPJ’nin cebir, şiddet ve tehdit içeren eylemlerini meşru gösterecek ve övgü oluşturacak şekilde açıklamalar yaparak, terör örgütünün propagandasından öte örgütle organik bağını ve bağlantısını ortaya koyduğu, ayrıca organik düzeyde ilişki içerisinde olduğunu açıkça belirttiği konuşmasında örgüt üyeliğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde kabul ettiği anlaşılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

‘Yenikapı ruhu’: Pazartesi yapılacak ‘liderler zirvesi’nde HDP yine dışlandı

HDP’nin ‘süreci bitiren’ Ceylanpınar’daki polis cinayetlerini araştırma önerisine ret

‘Ilımlı hava’ HDP’ye uğramıyor: Demirtaş, Yüksekdağ ve Beştaş’a beş ayrı dava