Önderoğlu, Özgür Gündem kampanyasını böyle anlatmıştı: Bir kıvılcım oluştursun diye

 

Özgür Gündem gazetesine destek vermek amacıyla ‘nöbetçi yayın yönetmeni’ kampanyasına katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan üç isimden biri olan gazeteci Erol Önderoğlu, nöbetin amacının Türkiye medyasında baskılara karşı dayanışma ve diyalogun geliştirilmesinde bir kıvılcım oluşturmak olduğunu yazmıştı.

ozgur gundem

Gazeteci Erol Önderoğlu, gazeteci-yazar Ahmet Nesin ve akademisyen Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Özgür Gündem’le dayanışma amacıyla nöbetçi yayın yönetmenliği kampanyasında görev alan 44 isim arasında yer alıyordu. Üç isim dün, ‘terör örgütü propagandası yapmak’ gerekçesiyle tutuklandı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün Türkiye temsilcisi olan Önderoğlu, gazetecilerin karşılaştığı hak ihlallerini takip etmenin yanı sıra bianet’te düzenli olarak Medya Gözlem Raporları’nı hazırlıyordu.

Önderoğlu, Özgür Gündem’e nöbetçi yayın yönetmeni olmadan önce medyadaki baskılara ve dayanışma kampanyasına yönelik bir yazı kaleme almıştı.

Basına yönelik baskılara detaylarıyla yer veren ve ilk olarak bianet’te paylaşılan yazıyı aynen yayınlıyoruz:

erol onderoglu

“Siyasetin ve Meclis’in işlevsizleştirilmesi, dokunulmazlıkların kaldırılması, habercilik ve ifade özgürlüğüne yönelik yaygın blokaj, toplumun genelinde bir arada yaşama şanslarını, belki bir daha ele geçirilemeyecek tarzda, tüketme tehlikesine yol açıyor.

bianet Medya Gözlem Raporu, Türkiye toplumundaki derin politik ve sosyal yarılmanın bir tek medya üzerindeki yıkıcı yansımaları konusunda yeterli veri sağlıyor.

Nisan ayı itibariyle 28 medya temsilcisi, politik veya gazetecilik dosyalarından hapisteydi. Yine yılın ilk üç ayında 15 gazeteci ve iki medya grubu saldırıya uğramış, 49 haberci gözaltına alınmıştı. Sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘hakaret’ suçlamasıyla yaptığı şikayetler kapsamında 53’ü gazeteci 86 kişi hakkında ceza soruşturması /davası çerçevesinde veya tazminat istemiyle işlem yapıldı.

Gazeteciler hakkında, Ceza Kanunu (TCK) ve şu sıralar Avrupa Birliği’nin “Reforma git” baskısıyla gerginlik konusu olan Terörle Mücadele Kanunu (TMK) uyarınca beş kez müebbet ve 2 bin 229 yıl 6 ay hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

151’inci sıraya geriledik; özgür sayılmayız

Toplum olarak barış ortamından uzaklaşıp istikrarsızlık tüneline girişimiz dış dünyanın bize dönük algısına da yansıyor: 2005 yılında Türkiye, medya organları ve habercilere yönelik gerçekleşen ihlallerin çeşitliliği ve çokluğu nedeniyle uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) kuruluşunun Dünya Basın Özgürlüğü Sıralaması’nda 149. sıradaki ‘kaotik’ yerini bile koruyamadı. ABD merkezli Freedom House (Özgürlük Evi) göstergelerinde, “Kısmen Özgür” ülkelerden daha iyi bir yer kendimize bulamadık.

Haberciye fiziki müdahale arttı

Bunun bir nedeni de karnemizin geçen yılın aynı dönemine göre yüzüne bakılmaz hale gelmesi olabilir mi acaba? Saldırıya uğrayan gazetecilerin 10’dan 17’ye, gözaltıların yediden 49’a; mahpus habercilerin 23’ten 28’e; yayın yasaklarının ikiden beşe; işsizlerin sekizden 185’e çıktığı bir ortamda beklenti güçleşiyor.

Rapor, geçen yılın aynı dönemine göre saldırıya uğrayan gazetecilerin 10’dan 17’ye, gözaltıların yediden 49’a; mahpus habercilerin 23’ten 28’e; yayın yasaklarının ikiden beşe; işsizlerin 8’den 185’e çıktığını ortaya koyuyor.

Gazeteci: ‘Düşman unsur’, ‘casus’…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın günlük söylemlerinden, hükumet tarafından medyaya yönelik hukuki, sözlü ve fiziki saldırılarının hiç birinin kabul edilmemesine, muhabirin güvenlik kuvvetleri nezdinde ‘düşman unsur’ muamelesi görmesine, akreditasyon ayrımcılığıyla habercilerin gündem takibinden dışlanması vb. onlarca gösterge, maalesef belirli eleştirel toplumsal kesimlerinin tasfiyesine işaret ediyor.

Sadece bölgesel bir savaş değil, ülke sınırları içerisinde çeşitliliğiyle yaygın bir müdahalenin varlığı kimsenin gözünden kaçmıyor. Kısa bir dönem içerisinde, Gülen Cemaati’ne yakın medya grupları batırıldı, Cumhuriyet gazetesi yetkilileri Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı, İMC TV kamuya ait TÜRKSAT Uydusu’nun dışına itildi; operasyon bölgelerinde onlarca Özgür Gündem ve DİHA çalışanları gözaltına alındı; birçoğu cezaevine gönderildi.

‘Belgeyi kimden aldınız?’

Hakkari Valiliği’nin Şubat’ta Yüksekova Polis Evi’nde gerçekleştirdiği ve bölge için operasyon yürütme kararı aldığı ‘Gizli’ toplantının haberini yapan DİHA muhabiri Şermin Soydan, “Belgeyi kimden aldınız? Ailenizde PKK’li var mı?” şeklinde sıkı bir sorgudan geçirildikten sonra tutuklandı.

‘Devlet sırları ve casusluk’ suçlamasına Mehmet Baransu, Can Dündar ve Erdem Gül’den sonra şimdi de Soydan muhattap olmuş oldu.

Diyalog yok, koruma da!

Ancak ister günlük siyaset isterse bölgesel çatışma üzerinden olsun toplumsal kutuplaşmanın da gazeteciliğin özünü bozan bir yönünün olduğu gözardı edilmemeli. Üstelik, baskılar kadar uzun süreli çatışma ortamından gazetecilik yapmanın, yarattığı yorgunluğun ötesinde, bizzat muhabir, foto-muhabir veya kameraman üzerinde psikolojik yük getirdiğini dikkate almak çoğumuz için pek lüks gelir.

Ne yazık ki, mesleğimiz bu şartlara göre koruma mekanizması geliştirmede oldukça yetersiz kaldı. “İstediğimiz gazeteciliği haklar ve etik standartlar ışığında gerçekleştirebiliyor muyuz? Neyi doğru neyi yanlış yaptık?” sorularına verilecek yanıtı düşünemiyoruz bile. Bırakın bütünselliğimiz, Temmuz 2015’ten bu yana medyaya, 90’lı yıllara benzer bir ‘militarist’ konumlanma dayatıldı. Gazeteciliğin geleceğiyle ilgili endişe duymamak bu nedenle elde değil.

Dileyelim ki, Özgür Gündem’e ziyaretimiz, tüm Türkiye medyası bakımından nitelikli, sorgulayan, nesnel gazetecilik arayışı kadar, baskılara karşı dayanışma ve diyalogun geliştirilmesinde bir kıvılcım oluştursun.”

106 gazeteciden Özgür Gündem’e destek, tutuklamalara itiraz: Gazetecilik suç değildir

Örgütlerden Özgür Gündem için çağrı: Basın özgürlüğüne sahip çık

Tutuklanan adli tıp uzmanı Fincancı hak ihlallerinin olduğu her yerdeydi

‘Nöbetçi yayın yönetmenleri’ tutuklanan Özgür Gündem’de bayrağı Dündar devralıyor

Sınır Tanımayan Gazeteciler: Özgür Gündem’e destek verenlerin tutuklanması ‘utanç verici’

Özgür Gündem’e destek veren Önderoğlu, Nesin ve Fincancı tutuklandı

Dünkü nüshası toplatılan Özgür Gündem çalışanlarının sarı basın kartları iptal edildi

Özgür Gündem gazetesine toplatma kararı