Kemal Derviş'ten Kılıçdaroğlu'na: Tapeleri bırak, geleceğe bak

Ekonomiden sorumlu eski devlet bakanı Kemal Derviş, yerel seçim sonuçlarını İngiliz gazetesi Financial Times’a değerlendirdi.

Derviş, hem iktidar partisini hem muhalefeti eleştirdiği yazısında, özellikle CHP’ye tavsiyelerde bulundu. Derviş, ‘Erdoğan’ın iktidardaki tekeline meydan okuyabilecek tek şeyin, merkez sol muhalefetin ses kasetlerini bırakıp çoğunluk adına konuşabilme yeteneğini yeniden keşfetmesi‘ olduğunu yazdı.

20140202 kemal dervişABD’deki düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nün Başkan Yardımcısı Derviş’in yazısının öne çıkan bölümleri özetle şöyle:

‘Bölünmüş muhalefet AKP’ye yarıyor’

* AKP, muhalefetin üç parti arasında bölünmesinden dolayı avantajlı. Muhalefetin, çoğunluğu yasadışı olan ses kayıtlarını kullanarak yaptığı seçim kampanyası geri tepti. Bu durum, demokratik özgürlüklerden geri adım atmasına ve yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya olmasına rağmen, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın işine yaradı.

‘Kutuplaşma son bulmalı’

* Türkiye’nin iyiliği için, son aylarda tanık olduğumuz yıkıcı ve kutuplaştırıcı siyaset tarzı son bulmalı. Ülkenin ağır ekonomik sorunlarla karşı karşıya bulunduğu, iç ve dış yatırıma ihtiyaç duyduğu bir dönemde, bu tarz bir siyaset son derece zarar verici.

Balkon görüntüsü... Ümit Bektaş / Reuters
Balkon görüntüsü… Ümit Bektaş / Reuters

‘AKP demokratikleşmeli’

* Türkiye’nin yeniden demokratik ve ekonomik açıdan başarılı bir ülke haline gelmesi için üç şey gerekiyor. Öncelikle AKP, liderliği iyi yönetimle ekonomik başarı arasındaki bağı kavrayabilen, gerçekten demokratik bir muhafazakâr partiye dönüşmeli. Türkiye’deki muhafazakarlar, dini inancın siyaset ve ekonomiden ayrı bir yerde durmasına saygı göstermeli. Bazı üst düzey siyasetçilerin yaptığı gibi ‘seçmenlerin AKP’ye destek vermesinin dini bir görev olduğunu‘ iddia etmek hem dine hem de demokrasiye hakaret etmektir.

‘CHP geleceğe odaklanmalı’

Fotoğraf: DHA
Fotoğraf: DHA

* CHP de, merkez solda liberal bir toplumu ve hukukun üstünlüğünü savununan, Avrupa tarzı bir sosyal demokrat parti olmalı. Avrupa merkez solunda, CHP’nin kardeş partilerinden hiçbirinde etnik şovenizme yer olamaz. CHP, Cumhuriyet’i kurduğu, kadınlara birçok Avrupa ülkesinden önce oy hakkı verdiği, laik bir devletin prensiplerini koruduğu, Avrupa’yla 1963’te işbirliği anlaşması imzaladığı ve işcilere toplumsal haklarını verdiği için gurur duyabilir. Fakat geleceğe bakmalı ve daha eşit, istikrarlı bir büyüme şeklinin iyi yönetimle nasıl sağlanabileceğini halka anlatmalı.

‘BDP ayrılık değil, birlikte yaşam hedeflemeli’

Fotoğraf: DHA
Fotoğraf: DHA

* Büyük oranda laik Kürtlerden destek alan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) de, Türkiye’nin Kürtlerinin müreffeh olacağı ve demokratik bir ülkede barış içinde yaşayacağı bir geleceği hedeflemeli. Türkiye’deki çeşitli etnik gruplar son derece içiçe yaşıyor ve ayrılmaları herkes için büyük kayıplara yol açar. Tabii ki, Kürtler kültürel haklarının tam anlamıyla tadını çıkarmalı ve bütün vatandaşlar, belediye işlerinde daha fazla kontrole sahip olmalı. Bu meselelerde, CHP BDP’ye destek vermeli.

‘Sol muhalefet tapeleri bırakmalı’

* Türkiye’nin merkez sol muhalefeti ses kasetlerine odaklanmaktan kaçınmalı, ekonomiye yoğunlaşmalı ve 1970’lerdeki gibi ülkenin büyük bir çoğunluğu adına konuşabilme yeteneğini ve gücünü yeniden keşfetmeli. Erdoğan’ın iktidardaki tekeline meydan okuyabilecek ve AKP’nin içindeki ılımlılara yardım edebilecek tek şey bu. Böyle bir yaklaşım, Türkiye’nin Kürtlerinin yanı sıra Aleviler ve dindar Sünniler gibi diğer gruplara da özgüven sağlayabilir.