Hakkında dosya bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını değerlendiren, 1994’te benzer bir süreci yaşayarak hapis cezası alan Demokrasi Partisi (DEP) milletvekilleri, Türkiye siyasetinin geçmişten ders çıkarmadığını kaydetti.

BBC Türkçe’den Çağıl Kasapoğlu’nun konuştuğu Selim Sadak, Mahmut Alınak ve Sırrı Sakık, HDP’li vekilleri hedef aldığı bilinen dokunulmazlıkların kaldırılması hamlesini değerlendirdi.
O dönem 15 yıl hapis cezasına çarptırılan eski DEP Şırnak milletvekili Selim Sadak, şunları söyledi: “1994’teki yanlışta, Türkiye siyaseti iyi bir ders almış olacak diye sanıyorduk. Çünkü o durum, dokunulmazlıklarımızın kaldırılması ve bizim cezaevine gönderilmemiz Türkiye’ye büyük şeyler kaybettirdi. Zaman kaybettirdi, itibar kaybettirdi, Türkiye kendini içte ve dışta anlatmak için çok zorlandı. Maddi ve ekonomik olarak sıkıntılara uğradı. Şimdi Türkiye’de geldiğimiz noktada hala anlaşılıyor ki, yine demokratik siyasetin yeri yoktur.”
‘HDP’nin yanlışları değil, eksikleri oldu’
Sadak, parlamentonun Kürtlerin kendilerini kimlikleri ve düşünceleriyle anlatma fırsatı sunmadığını belirterek, şunları söyledi: “HDP’nin yüzde 13 oy almasına tahammül etmediler. Şiddet sarmalı getirdiler. HDP’nin yanlışları olduğunu düşünmüyorum ama eksikleri olabilir. Ama bu eksikliklerin karşılığı Kürt iradesini, Kürt halkını, Genel Başkan ve yakın kadrosunu parlamentodan atmak değildir. Başka yöntemler olabilirdi. Her gün onlarca insan ölüyor. Polisi de askeri de ölüyor. HDP, hayatını kaybedenlerin ailelerine duygularına cevap vermek gibi çalışmalar yürütmek zorundaydı. Bunu göremediler. Türkiye Kürtlerin legal demokratik alanda siyaset yapmasına müsaade etmiyor. Dokunulmazlık kararı Türkiye’yi çok zora sokacak, demokratik alanda kendine yer bulmakta zorlanacak. HDP ve HDP’nin tabanı da bu yanlışları, bu gayri insani bu hukuk dışı uygulamaları hem içerde hem dışarda anlatmak durumundadırlar.”
‘Siyasal boykot yapılabilirdi’
Eski DEP Kars milletvekili Mahmut Alınak da, geçmişte yapılanlardan ders çıkarılmadığı görüşünde.
Kürt sorununun çözümünde asıl sorumlunun hükümet olduğunu ve hükümetin HDP’ye kendi hatalarının bedelini ödetmek istediğini kaydeden Alınak, HDP’ye de şu eleştirileri getirdi: “Recep Tayyip Erdoğan’ın kan siyaseti, istenseydi legal siyaset tarafından, yani HDP tarafından çıkmaza sokulabilirdi. Bunun koşulları, zemini, olanakları vardı. Ama ne yazık ki bunlar değerlendirilemedi. Sistemi Kürt meselesini çözme konusunda zorlayacak, Erdoğan’ı çıkmaza sokacak ve demokratikleşme, özgürlükler konusunda adım atmaya mecbur edecek pek çok proje geliştirilebilirdi, ne yazık ki yapılmadı. Sistemi işlemez hale getirebilecek, Gandhi’yi bile geride bırakabilecek sivil itaatsizlikler yapılabilirdi. Bu itaatsizlikler, ekonomik boykot, siyasal boykot, başta olmak üzere devreye sokulabilirdi. Siyasal boykot, yani sistemle bağı koparmak, sistemin kurumlarıyla bağı koparılabilir, sistemin alt yapısı kurutulabilir ve işlemez hale getirilebilirdi.”
‘Geçmişte de bugün de tanıklık ettim’
Eski DEP Şırnak milletvekili Sırrı Sakık’sa “Bugün ben de parlamentodaydım. 1994’ün de tanığı ve mağduruyum. Bir şeye tanıklık ettim. Bu ülkede hiçbir şey değişmedi. Kürt sorunu sadece ölmek ve öldürmek üzerine, tutuklamak üzerine. Hükümetler değişse de temel politikalarında bir değişikliğin olmadığını gördüm. Sorun Kürt sorunu olunca, Türkiye’deki demokrasi güçleri olunca bütün partilerin bir konsensüs oluşturduğuna geçmişte de tanıklık ettim, bugün de tanıklık ettim. Acı olan da budur” dedi.
‘İki karar arasında çelişki var’
Sakık, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla şiddetin tırmanacağından korku duyulduğunu belirtirken, 2004’te DEP’lilerin serbest kalmasının önünü açan yasal düzenlemenin de AKP döneminde yapıldığını hatırlatarak, şöyle devam etti: “Cezaevinde kalanların tahliyesini AİHM’in verdiği karar doğrultusunda bugünkü iktidar hayata geçirmişti. Bu haksızlığı ortadan kaldıran iktidar, bugün ne yazık ki 1994’te uygulanan o zalim uygulamanın yeniden imza attı. Ya 2004’teki yasal düzenlemeyle arkadaşlarımız hakkında verdikleri karar doğru değildi ya da bugünkü karar doğru değil ikisinin arasında bir çelişki var. Türkiye’nin yaşadığı bu acı dolu süreçlerden siyaset dünyasının ders çıkarması gerekirken ama siyaset dünyası ne yazık ki ders çıkarmıyor.”
ABD’den ‘dokunulmazlık’ tepkisi: İfade özgürlüğü olumsuz etkilenebilir
Meclis son sözünü söyledi, peki şimdi ne olacak? 9 Soruda…
Türkiye’nin hak ettiği, tam olarak sizsiniz
AB’den ‘alışıldık’ tepki : Dokunulmazlıkların kaldırılması endişe verici
Dünyadan ilk tepki Almanya’dan: Kutuplaşmadan kaygılıyız
AP Türkiye Raportörü Piri: TMK’nın vekillere karşı kullanımı vizeyi kolaylaştırmayacak
Erdoğan, ‘dokunulmazlık’ emrini verdi: Alın yargılayın, bedeli neyse ödesinler
Meclis son sözü söyledi: Dokunulmazlıklar kalktı
VİDEO | Kılıçdaroğlu’na asker cenazesinde yumurtalı ‘dokunulmazlık’ protestosu
Erdoğan’a göre HDP’liler zaten yargılanacak: Bu işten kaçış yok
‘Yeni Türkiye’ yazılır, ‘faşizm’ okunur…
Dokunulmazlıklara karşı ilk adım atıldı: Sonuçlar referandumu işaret ediyor
Demirtaş, ‘şiddet riski’ konusunda uyardı: Erdoğan, beni tutuklattığına pişman olacak
Avrupalı parlamenterlerden Meclis’e çağrı: Dokunulmazlık teklifini desteklemeyin
CHP’li Erol da teklifi ‘anayasaya aykırı’ buldu: Dokunulmazlık oylamasına katılmayacağım
Kılıçdaroğlu, ‘Evet’ dediklerini unuttu: Bu dokunulmazlık tiyatrosuna inanmayın
Demirtaş’a göre ‘işler çığrından çıkabilir’: Dokunulmazlıkları kaldırmak şiddete davet
AKP’nin dokunulmazlık teklifi: İptal istemi hakkı yok, vekiller tutuklanabilecek