Elektrik Piyasası Kanunu’nda yapılacak değişikliklerde termik santraller çevreyi rahat rahat kirletme şansına erişmekle kalmayacak, yenilenebilir enerji teşvikinden de nemalanacak.

Anayasa Mahkemesi’nin 2014 yılında iptal ettiği, özelleştirilen bütün termik santrallerin 2020 yılına kadar çevre mevzuatından muaf tutulması yönündeki hükümler, Elektrik Piyasası Kanunu’nda değişiklik teklifinde yeniden ortaya çıktı.
Hürriyet’ten Aysel Alp’in haberine göre bu durum doğa savunucularının pek de hoşuna gitmedi. Çünkü yeni teklife göre, mevzuat muafiyetinin yanı sıra, olası bir enerji yetersizliği halinde ‘termik santraller’, ‘yenilenebilir enerji’ teşvikinden yararlanacak.
Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, “Teklif yasalaşırsa, termik santrallerin bacasına filtre takmasına, atıklarını uygun şekilde bertaraf etmesine gerek kalmayacak. Santraller çevreyi kirletiyormuş, önemi olmayacak. Üstüne üstlük temiz enerji kaynaklarına verilmesi gereken alım garantisi, halk sağlığını tehdit eden geri kalmış kömürlü termik santrallere verilmeye çalışılıyor” dedi.
Hükümetin teklifiyle ilk olarak 2013 yılında Elektrik Piyasası Kanunu’na eklenen geçici 8’inci maddeyle devletin bünyesinde olan ve özelleştirilen santraller çevre mevzuatından 2021 yılına kadar muaf tutulmak istenmişti.
Sağlıklı çevrede yaşama hakkı vazgeçilmez
Meclis’te kabul edilen yasa değişikliğini Anayasa Mahkemesine, doğa katliamına neden olacağı gerekçesiyle CHP götürmüştü. Mahkeme 22 Mayıs 2014’teki iptal kararında sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkından üretim faaliyetlerinin etkileneceği gerekçeleriyle, uzun süreli olarak vazgeçilemeyeceğinin altını çizmişti.
Bu nedenle EÜAŞ’a bağlı santraller ile özelleştirilen santrallerin elektrik üretim faaliyetlerinde çevre mevzuatına tabi olmamasının kabul edilemez olduğunu belirten mahkeme, iptal kararında şöyle devam etmişti: “Bu nedenle, elektrik üretim şirketlerine çevre mevzuatına uyumuna yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanması amacıyla 31/12/2018 tarihine kadar süre tanınması ve bu süreyi de üç yıla kadar uzatma hakkının verilmesi, vatandaşın sanayileşmenin getirdiği hava ve su kirlenmesi nedeniyle sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının hem de oldukça uzun bir süre ortadan kaldırılması anlamına geldiği çok açıktır. Bu nedenle Geçici 8 inci madde Anayasanın 5 inci ve 56 ncı maddelerine aykırıdır.”