‘Kitle partisi’ adı üstünde, kitleleri sürükleyen partidir.
İlle ‘çok ileri’ bir şey olması gerekmez tabii, ama kitle isyanlarını da içinde barındırır.
İsyan ruhu yerini ‘otorite, biat, itaat ruhu’na bıraktığında veya ele geçirildiğinde…
‘Mağdur hissiyatı’, edebiyatı bir yana, ‘mağrur fiiliyatı’ ile kibir, kin, nefrettahakkümünde boğulduğunda…
O artık kütle partisidir!
‘Kitle desteği’ dinamik değil, reaksiyoner; otoritelere başkaldıran değil, başı ve hatta kaşı gözü kalkanı ezen mekanizmaya, itaat-biat merkezine destektir.
Özgürlükçü değil, özgürlüklere düşman, onlardan sürekli endişe eden bir Kütle!
Başka kitleleri tanımayan, Kütlesiyle hepsini yaftalayan, hain sayan, hatta kendi içinde bile bunu yapan bir organizma.
Düzene isyan partisinden, her karşı çıkışı ezmeye adanmış düzen partisine!