Economist: Erdoğan'ın çıkış yolu yok

Türkiye’de yerel seçim öncesi yaşanan son gelişmeler, dünya basınında geniş yer bulmaya devam ediyor. İngiliz dergisi The Economist, yolsuzluk iddialarının Kırım krizinin gölgesinde kaldığını yazdı. Economist, seçim sürecini değerlendirdiği analizinde ‘Erdoğan’ın çıkışı yok‘ yorumunu yaptı. Makalenin öne çıkan bölümleri şöyle:

Putin’e teşekkür etmeli

* Tayyip Erdoğan Vladimir Putin’e teşekkür etmeli. Rusya Devlet Başkanı’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısı manşetleri haftalarca işgal etti. Bu da Türkiye Başbakanı’nın, büyük ölçüde kendisini ve müttefiklerini yolsuzluk skandalından koruma amavıyla tasarlanmış gibi görünen bir dizi özgürlük kısıtlayıcı yasa nedeniyle uluslararası alanda sınırlı kınamayla kurtulmasını sağladı.

20140128 erdo

* Skandalın patlak vermesinden bu yana, iddiaları uydurma olarak niteleyen Erdoğan, Fethullah Gülen’le bağlantılı yargıç, savcı ve polisleri suçladı. Erdoğan her şeyden önce seçmenlerin desteğine sahip olmasına güveniyor. Partisi, 2002’de iktidara gelmesinden bu yana etkileyici bir seçim başarısına sahip.

İstediğini yapmaya hakkı yok!

Economist, haberinde Erdoğan'ı iki minare arasındaki Twitter kuşlarını öldürmeye çalışırken tasvir etti.
Economist, haberinde Erdoğan’ı iki minare arasındaki Twitter kuşlarını öldürmeye çalışırken tasvir etti.

* Erdoğan koyu bir çoğunlukçu yaklaşım benimsedi: Seçmenler onu desteklediği sürece muhalefet, protestocular, yargıçlar, savcılar ya da Avrupa’ya kulak vermeden her istediğini yapmaya hakkı olduğunu düşündü. Kurumların zayıf, kuvvetler ayrılığı üzerinden sağlanan denetimin de yetersiz olduğu bir ülkede, böyle bir tavır kaçınılmaz biçimde otoriterliğe kayış anlamına gelir.

Seçim referanduma dönüştü

* 30 Mart’ta, Gezi Parkı ve yolsuzluk soruşturmasından sonra Türkiye Başbakanı’nın desteği ilk kez ölçülecek. Erdoğan yerel seçimleri açıkça kendisi ve partisi üzerine bir referanduma dönüştürdü. AK Parti seçimden başarıyla çıkarsa, Erdoğan sert politikalarının haklı çıktığını savunacaktır.

Ekonomi de sıkıntılı

* İktidardaki 11 yılının, Gezi Parkı’nın ve yolsuzluk davalarının yanı sıra bazı Türklerin Erdoğan’dan yorulmasının bir nedeni daha var: Ekonomi. IMF’ye göre, büyüme eğilini yüzde 7’den yüzde 3’e düştü. Bu, artan işsizliği durdurmaya yetecek bir oran değil. Türkiye, OECD’de en fazla cari açığa sahip olan ülke. Tüm bunlar Türkiye’yi, yabancıların güveni açısından kırılgan hale getiriyor. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekomomi hakkındaki uyarıları ‘gereksiz alarm’ olarak reddediyor. Bununla birlikte Türkiye’nin zayıflıkları ortada.

‘Erdoğan NATO’dan da uzaklaşıyor’

* Her şeyden önemlisi, Türkiye’nin siyasi yönünün belirsiz olması. Yeni AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ‘2014’ün AB yılı olacağını’ söylese de, halkın üyeliğe verdiği desteğin yüzde 70’ten yüzde 40’a düştüğünü de kabul ediyor. Gerçek şu ki, AB’yle üyelik müzakereleri durdu ve Erdoğan’ın da ilgisini kaybetmesi nedeniyle yakın zamanda yeniden başlaması da mümkün değil. Erdoğan’ın, Türkiye’nin NATO üyeliği konusunda da daha dışlayıcı olmaya başladığı söyleniyor.

‘Erken genel seçim şaşırtıcı olmaz’

* Peki Erdoğan bundan sonra ne yapabilir? Ağustosta cumhurbaşkanlığına aday olmayı umuyordu ama son yaşananlar bu şansını azalttı. Erdoğan Gül’ün yeniden aday olmasını tercih edebilir ve partisi içinde üç dönem kuralını kaldırarak, başbakan olarak kalıp belki de gelecek yıl yapılacak genel seçimleri erkene alır.

‘Sığınakta ‘evet efendimci’lerle çevrili halde’

* Ancak böyle bir adım, Erdoğan’ın otokratik yöntemlerine ilişkin eleştirileri haklı çıkarmaktan başka işe yaramaz. Öyle ki, bazıları Putin’in dördüncü kez başkan olma arzusuyla Erdoğan arasında paralellik kuruyor. CHP vekili Aykan Erdemir yaşanları, ‘sığınaklarında, etrafı ‘evet efendimciler’le çevrili, zor durumdaki diğer liderler’in durumuna benzetiyor. Özetle, Erdoğan’ın çıkış stratejisi yok. Fakat bu stratejiyi bulması ülkesi için iyi olur.

Makalenin tam metni