2010-2012 yıllarında devlet ile PKK arasında temas kurulması için aracılık yapan Kürt siyasetçi, MİT’le yaptığı görüşmeleri dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan ve cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yakından izlediğini söyledi.
BBC Türkçe’den Mahmut Hamsici’yle Süleymaniye’de konuşan Kürdistan Ulusal Kongresi üyesi Mehmet Emin Pencewini, Türkiye’den gelen talep üzerine dönemin Irak cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin kendisini çağırması ve aracılık yapmasını talep etmesi üzerine Kandil ile MİT arasında görüşmelere başladığını belirtti.
Türkiye hükümeti PKK’yla doğrudan muhatap olmak istemediğinden Kandil’e giderek Murat Karayılan’la görüştüğünü ifade eden Pencewini, Karayılan’ın Gül ve Erdoğan’a selam söylediğini, barış süreci için diyaloğa hazır olduklarını ifade ettiğini belirtti. Sonra dönemin MİT müsteşarı Emre Taner’le görüştüğünü aktaran Pencewini, görüşmede kendisine Anayasa’da değişiklik ve PKK’lılara genel af vaat edildiğini, karşılığında örgütün silah bırakmasının istendiğini, silah bırakılıp verilen sözlerin tutulmaması halinde Taner’in ‘hükümet sözünü tutmazsa kendisinin de dağa çıkacağını’ söylediğini anlattı.
‘Mandela modeli’ uygulanacaktı
Pencewini’nin verdiği bilgilere göre Abdullah Öcalan’ın üç yıl ev hapsinde tutulacağı, Nelson Mandela modeli üzerinde çalışıldığı, Meclis’in çoğunluğu kendilerinden oluştuğundan bir sorun çıkmayacağı söylenmiş. Pencewini iki kez Ankara’ya gitmiş ve yapılan tüm görüşmeleri Erdoğan ve Gül canlı olarak izlemiş.
Pencewini’nin söyleşisinde öne çıkan detaylardan bazıları şöyle: “Talabani’yle görüştüm ve sonra tekrar Kandil’e gittim. Murat Karayılan ve yanında bir heyet vardı. ‘Bir şartımız var. Bütün görüşmeler İmralı’yla yapılsın. Öcalan’ın dediği her şeyi onaylayacağız’ dediler. İkinci kez MİT’e gittiğimde bu talebi ilettim. Ancak sonra Kandil, ‘Sen çekil, çünkü Ankara’yla aramızda başka bir yoldan irtibat oluştu’ dedi. Talabani de aynı şeyi söyledi. Sonra Oslo görüşmeleri başladı.”
Savaş daha da derinleşecek
Oslo süreci çökünce yeniden devreye giren Pencewini, Kandil’e gidip, “Ne yapabiliriz” demiş. Pencewini süreci şöyle anlattı: “Kandil’dekiler bana ‘Sen ne öneriyorsun’ diye sordu. Talabani, Neçirvan Barzani’yle görüşmemi söylemişti. Birkaç defa gittim. Barzani Türk hükümetini İmralı’yla doğrudan görüşme için ikna ettiğini söyledi. 2011 sonları, 2012 başlarıydı. Barzani ‘Gerçekten meseleyi çözmekte ciddiyseniz, Öcalan aracılığıyla Kandil’le de görüşebilirsiniz’ dedi. Ondan sonra direkt İmralı’ya gitmeler başladı. Sonra zaten Dolmabahçe mutabakatı oldu. Ama ne yazık ki sonra bitti.”
Bundan sonra sürecin ancak Öcalan’ın müdahalesi ve Erdoğan’ın müsaadesiyle başlayabileceğini söyleyen Pencewini “Artık barış süreci diye bir şey kalmadı. Savaş daha da derinleşecek. Barış sürecine Türkiye ne kadar ihtiyaç duyuyorsa bu, Kürtler için de gerekli bir şey. Devlet ve PKK on yıl daha savaşsa yine sonunda masaya dönecekler” dedi.