Nilgün Cerrahoğlu: Erdoğan 'ortaçağ gericiliğiyle' bir tutuluyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Alman usulü, dolaysız, ‘aşağılayıcı eleştiri/Schmahkritik’ ismini taşıyan şiiri nedeniyle yargılanacak olan komedyen Böhmermann’ı, RTE ‘Şah yasası’ ile vurdu.

Almanya’da bu ceza yasasının 103. maddesi, yabancı devlet başkanlarına hakaretten beş yıla varabilecek hapis cezaları öngörüyor.

1967’de yasayı en son ‘despotlukta sınır tanımayan’ İran Şahı çalıştırmak istemiş. 103. madde o günden bu yana ‘Şah yasası’ olarak anılagelmiş.

Şah yasasının namı diğer lakabı ‘laesae majestatis’, Latincede ‘majesteyi aşağılamak’ anlamına gelen, ortaçağ krallık dönemlerinden kalma bir kavram.

Bu gaflete düşen, kellesini yitirirdi. Suçu işleyen bir devletse ‘savaş’ çıkardı.

Erdoğan işte Avrupa tarihinde bu kerte ‘küflü’ bir yasayı gündeme getiriyor.

Alman Parlamentosu’nda sosyal demokrat grubun başkanı olan Thomas Oppermann, bu yüzden isyanını; “‘Laese majestatis’ yasasıyla hicvi yargıya götürmek çağdışıdır!” diye ifade ediyor.

Başka deyişle Erdoğan değme ‘ortaçağ gericiliğiyle’ bir tutuluyor.

Erdoğan-Böhmermann krizinin olumlu tek yanı bu. ‘Ortaçağ zihniyeti kalıntıları’, Avrupa mevzuatından ayıklanıyor.

Nilgün Cerrahoğlu’nun yazısı