Erdoğan, yakınları ve 4 bakan hakkında çok sayıda yasal ve yasa dışı dinlemeler ortaya çıktı.
Mahkeme kararı olmadan dinleme yapmak hukuken suç. Ama bunları yayınlamak, uluslararası hukuka göre suç değil. Geçenlerde Taha Akyol AİHM kararını yayınladı: “Dinleme yasa dışı olsa bile, yayınlanması, kamu denetimi anlamına gelir; çünkü yasalara uymayan işlerin kamuoyunca bilinmesinde kamu yararı vardır. Yayınlamak suç değildir.” (Case of Radio Twist S.A. v. Slovakia, Application no. 62202/00 of 19 December 2006)
Ayrıca Twitter, Facebook ve YouTube’ta bu ses kayıtlarının yer almasının sebebi, Tayyip Erdoğan’ın yolsuzluk operasyonlarını örtme çabası. Savcıların, hâkimlerin ve polislerin yerlerinin değiştirilmesi, “Bu iddialar karanlığa mı gömülecek” telaşını yarattı. Kamu yararı bin misli arttı. Herkes hukuka sahip çıkmaya çalışıyor. Operasyonlar doğal sürecinde yürüseydi, söz konusu tapeler sosyal medyada yer almayacaktı; konu mahkemeye intikal edecek, iddianameler açıklanacak ve gazeteler bu resmi belgedeki suçlamalara yer vermekle yetinecekti.