Ahmet İnsel: 30 Mart seçimleri yolsuzluk iddialarını aklama mekanizması değildir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

AKP’nin yerel seçimlerden anlamlı bir oy kaybı yaşamadan çıkması, Başbakan ve çevresinin yolsuzluk iddialarından aklandıkları anlamına gelmeyecek. Tayyip Erdoğan seçim yoluyla aklanma talep ederken, yerel seçimleri bir plebisite dönüştürmek istiyor. Seçimlerin böyle bir aklanma mekanizmasına dönüştürülmesi, yürütmenin yargıyı yönettiği bir rejimde, plebisiter diktatörlüğün yolunu açar. Bunun tersine, AKP’ye verilen oylarda büyük bir düşüş yaşanması bu yolsuzluk iddialarının kesin doğru olduğu anlamına gelmeyecek. Erdoğan’a olan seçmen güveninin azaldığına ve toplumda demokratik ve etik tepkilerin canlı olduğuna işaret edecek ki bu da önemlidir.

30 Mart yerel seçimlerine bir genel seçim anlamı yüklenmesi içinde bulunduğumuz ortamda kaçınılmaz bir durum. Sadece Başbakan’ın tavrına, söylemine, uygulamalarına karşı değil, genel olarak AKP’nin çoğunlukçu demokrasi anlayışına, kültürel tahakküm eğilimlerine, yaşamın tüm alanlarını bir rant ve kâr alanı olarak görme reflekslerine, “Devlet ve kanun benim” inancına ve kayırmacı yandaş yönetim uygulamalarına karşı verilen oylar Türkiye’de demokrasinin önünü açacaktır. Tek muhalefet temasının yolsuzluk iddiaları olmasının yaratacağı kısırlığı ve sınırı aşmak için bu bir gerekliliktir.

Ahmet İnsel’in yazısı