Türkiye’deki Twitter yasağı dünya basınında geniş yankı bulmaya devam ediyor. İngiliz gazetesi Financial Times’da Twitter yasağı, teknoloji meraklısı Türkleri susturamaz’ başlığıyla yayımlanan makalede, ‘Başbakan Tayyip Erdoğan’ın çaresizlik içinde olduğu‘ yorumu yapıldı. ‘Türk uyanışı‘ isimli kitabın yazarı Ayla Scott‘un kaleme aldığı makalenin öne çıkan bölümleri şöyle:
* Yerel seçimlere bir hafta kala, Türkiye’de Twitter yasaklandı. ama gerçekten öyle mi? Yasaktan üç saat sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, beş saat sonra da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tweet attı. Ve en şaşırtıcısı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yasağı kınamak için Twitter’daki bir aylık sessizliğini bozdu.
‘Erdoğan risk almaya hazır’
* Başbakan Tayyip Erdoğan yasktan birkaç saat önce “Dış dünya şöyle der böyle der beni bağlamaz. Herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin gücünü görecek” diyordu. Bunun yerine, yasağı delmenin yolunu bulan milyonlarca Twitter kullanıcısının etkileyici teknolojik gücünü gördük. Fakat aynı zamanda şu gerçekliğe de tanıklık ettik: İnternet özgürlüğü konusunda, Erdoğan Türkiye’yi Kuzey Kore, Çin ve İran’la aynı sınıfa sokarak uluslararası alanda kınanma riskini almaya hazır. Ayrıca, özellikle de Gül’ün manidar bir biçimde Twitter’dan ifade ettiği doğrudan muhalefetiyle, iktidar partisi içindeki uyumsuzluğa da tanıklık ettik.
‘İlk söylediğinde inanılmamıştı’
* Yakın zamanda patlak veren skandalı etkisi hissedilmeye başlıyor. Twitter ve YouTube’da, neredeyse her gün yolsuzluk soruşturmasına ilişkin ses kayıtları yayımlanıyor. Erdoğan iki hafta önce YouTube ve Facebook’u kapama tehdidi savurmuştu. Bu çıkış, Erdoğan’ın muhafazakâr ve işçi sınıfından Türklerden oluşan tabanı nezdinde işe yarayan ‘güçlü adam imajı’nı pekiştirmeyi amaçlayan boş bir tehdit çıkış olarak değerlendirilmişti.
‘Gençler yasaklara alışkın’
* Perşembe günü Twitter’a erişim engellenince sosyal medya patladı. Türkler, internet yasaklarının etrafından dönme konusunda birçoklarından daha becerikli; çünkü böyle olmak zorundalar. Merkez medyanın sık sık sansürle kelepçelendiği bir ülkede, kentli, laik ve siyasete meraklı olan gençler Twitter’ı can simidi olarak görüyor. O gençler, bilgisayarlarının ayarlarını hızla değiştirerek yasaktan etkilenmedi.
‘Bir dedenin torunuyla teknoloji savaşı gibi’
* Perşembeden bu yana, yetkililer misilleme olarak en populer IP adreslerini engelledi; Twitter kullanıcıları da yeni alternatifler buldu. Yaşananlar, bir dedenin bir bilgisayar oyununda torununa torununa karşı koymaya çalışmasına benziyor; uzmanlık ve çeviklik konusunda açık ara farkın bulunduğu, hazin bir mücadele bu…
‘Çılgınca teoriler havada uçuşuyor’
* Erdoğan bu mücadeleyi şaşırtıcı biçimde yanlış hesaplayarak dedikoduları ve öfkeyi artırdı.Yasağın aniden, seçimlere bu kadar yakın bir zamanda ve doğrudüzgün bir mahkeme kararı olmadan getirilmesinin ardından çılgınca teoriler havada uçuşuyor: Erdoğan’ın bu kadar korktuğu şey ne? En popüler teoriler, ses kasetleri ve suikast planlarıyla ilgili olanlar. İronik biçimde, Erdoğan’ın tam da bastırmayı amaçladığı dedikodular ve kötü niyetli girişimler giderek daha yaygın biçimde konuşuluyor.
‘Çok önemli bir şey mi sızacak?’
* Çaresizce önlemler, Erdoğan’ın çaresizlik içinde olduğunun göstergesi. Tartışmalı içerikleri gerekçe göstererek bir sosyal medya sitesini yasaklamak işe yaramaz bir hamle ve birçok internet kullanıcısı, çok önemli bir şeyin sızacağına ikna olmuş durumda. Başbakan’ın yasaları neredeyse ihlal etmesinin, uluslararası tepkilere yol açmasının ve kendi partisi içinden muhalefeti tahrik etmesinin başka bir açıklamasının olması zor. Riskin çok büyük olduğuna inanmasaydı, Erdoğan kendisi ve partisi için ciddi sorun teşkil eden bu adımı atmazdı. Niçin böyle davrandığını hala bilmiyoruz. Fakat Türkiye çapındaki Twitter kullanıcıları, heyecanlı bir bekleyiş hali içnide birleşmiş durumda.


