‘Erdoğan Türk modelinin altını oyuyor’
ŞADİ HAMİD: (Brookings Enstitüsü)
Çoğunlukçuluğun cazibesine karşı koymak zordur ve Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan buna açıkça yenik düşmüş durumda. Ekonominin büyümesi, ordunun Türkiye siyaseti üzerindeki etkisinin sınırlandırılması ve ülkenin AB’ye yakınlaşması sayesinde birçok erken başarı elde eden Erdoğan, görünüşe göre kendisini ‘herkesin onun peşinde olduğuna‘ inandırmış durumda. Bazılarının öyle olduğu şüphe götürmez ama Erdoğan, paranoyalarının siyasetini yönlendirmesine izin verdi. Bu durum hem kendisinin, hem de bölgenin zararına.
Klasik hoşgörüsüzlük
Erdoğan Türkiyesi, popülist liderlerin birbiri ardına seçimleri kazandığı ‘hoşgörüsüz‘ demokrasilerin klasik bir örmeği. Zaferlerinin arkasına saklanarak, sivil özgürlükleri kısıtlayıp muhalefeti bastırmaya çalışıyorlar. Bu durum Erdoğan için işe yaramasa da (Türkiye’deki Twitter yasağı dünya çapında en çok konuşulan konulardan biri), bu tür adımların bir mantığı var.
Açığını kapatmanın en bilinen yolunu benimsedi
Genç ve hatta yaşlı demokrasilerde liderler artan muhalefetle karşılaşınca ve kendi vaatlerini yerine getirmekte zorlanınca, popülizm ve ideolojiye sarılmak, açığınızı kapatmanın ve güvenebileceğinizden emin olduğunuz seçmen tabanınızın desteğini artırmanın yollarından biri haline gelir. Zamanlama da tesadüf değil; Erdoğan’ın giderek tartışmalı ve hatta değişken bir hal alan politikaları için bir referanduma dönüşen yerel seçimler 30 Mart’ta.
Kendi yaptı kendi bozuyor
Bireylerin yaradılışları, siyaset bilimi uzmanlarının odaklanmaya meyilli olduğu daha elle tutulur ve yapısal faktörler kadar önem taşıyabilir. Erdoğan karizması ve kişiliğinin gücüyle, 2000’lerin başında Türkiye’nin canlanmasına yardımcı oldu. Ve şimdi, tam da kendisinin konuşulur hale getirdiği Türk ‘modeli‘nin altını oymaya kararlı görünen de bizzat Erdoğan’ın kendisi.
Aldığı oyları yanlış yorumladı
Erdoğan bir anlamda, kendi başarısının kurbanı oldu. Parlamenter bir demokraside, oyların yaklaşık yarısını almak küçümsenecek bir durum değil ve Erdoğan bunu, anayasayı, siyasi sistemi ve nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti’ni kendi imajı ve neredeyse doyumsuz olan hırsı doğrultusunda şekillendirmek açısından bir yetki olarak yorumladı. Şimdi, bilindik kesimlerin yanı sıra eski müttefikleri ve kendi partisi içinden muhalefet artarken, Erdoğan siyaseten hayatta kalmak için mücadele veriyor.